Geleceğin beslenme şekilleri

Geleceğin beslenme şekilleri

Sıhhatlı ve natürel besin kaynaklarının giderek eksilmesi ve dev bir sanayiye dönüşen besin sektörü beslenmeyi asrımızın esas meseleyi haline getirdi. Herbalife Güneydoğu Avrupa Direktörü Samet Serttaş bugünün şartlarında sıhhatli beslenme alışkanlıklarını nasıl kazanabileceğimizi anlattı. Sıhhatlı beslenme 21. asrın en ehemmiyetli küresel meselelerinden biri ve neredeyse ilk sıralarda. Sıhhatlı beslenme hakkında zekâmızı meşgul eden ve çözümünü bulmakta zorlandığımız bazı sual ve meseleler var.

Geleceğin beslenme şeklinde 4 trend

Dünyada ve Türkiye’de beslenme şekillerini dört mega trend tanımlıyor.

1 Popülasyonun ihtiyarlaması

2 Kentleşmenin çoğalması

3 Çocuk ve gençler arasında obezitenin yaygınlaşması

4 İnsan hayatının uzaması

Bu mega trendler beslenme şekillerimize ve alışkanlıklarımıza doğrultu veriyor. Köyden şehre göçün çoğalmasıyla ters orantılı bir biçimde genç popülasyonun tarım yapımına alakası eksiliyor. Öte yandan insan ömrünün uzamasıyla yaşlılığın tarifi değişiyor. Dünya Sıhhat Örgütü’nce artık yalnızca 80 yaş üstü insanlar “yaşlı” kategorisinde değerlendiriliyor.

Günümüzde her şeyin şahsileşmesi, bilim ve tıptaki yeni bulgularla birlikte şahsa ve yaşa özel beslenme modelleri geliştirilmiş vaziyette. “Çocukluk beslenmesi” ve “yaşlılık beslenmesi” gibi kavramlar beslenme şuurunu destekliyor.

Beslenme stilimizi negatif etkileyen alışkanlıklar

Yemek yapmamak: Uzun çalışma saatleri ve yemek yapmaya zaman bulamamak beslenme stilimizi negatif istikamette etkileyebiliyor. Bunu desteklemek emeliyle sanayinin sunduğu ayrı bir besin kültürü oluşuyor ve bu kültürde besin dayanakları bir çözüm olarak ehemmiyet kazanıyor.

Fermente mahsulleri az harcamak: Bilimin yeni bulgularıyla insan bedeninde bakteri florasının ehemmiyeti bir defa daha ortaya çıktı. Araştırmalar da son senelerde bedenimizde olması gerektiği rakamda bakteri olmadığını gösteriyor. Bu büyüme bedenimizdeki bakterilere iyi bakmamız gerektiği şuuruna sahip olmamıza yol açıyor. Misalin 1950’de ve günümüzde yaşamış iki insanın bedenlerindeki bakteri rakamı karşılaştırıldığında, günümüz insanının bedenindeki bakteri rakamının az olduğu görülüyor.

Fazla sterilize etraflarda bulunmak: Uzmanlara göre çok sterilize etraflarda gelişen çocuklarda bakteri florası yeteri kadar büyüyemiyor. Bakteri popülasyonun düşüklüğünden kaynaklanan besin ve polen alerjileri, intolerans problemleri alana geliyor.

Türk insanının en ehemmiyetli beslenme meseleleri

Araştırmalara göre Türk insanı sıhhatli beslenme mevzusunda yeterli bilgiye sahip değil. “Sabah iyi kalkamıyorum ve kalktığımda kendimi bitkin seziyorum.” “Gün içerisinde yeterli enerjiyi bulamıyorum.” “Saçlarım dökülüyor ve tırnak uçlarım kırılıyor” gibi yakınmaları genellikle beslenmeyle eşleştirmiyorlar. Buna muhtelif perhizlerle zayıflamaya çalışmak ve perhizlerini vitamin ve öbür gıda öğeleriyle desteklememek gibi alışkanlıklar da ilave edilince bünyeler cılız düşüyor. Cılız bünyeli insanlarda uyku problemleri de baş gösterebiliyor.

– Yeteri kadar gün ışığından yararlanamamak da Türk insanının öbür ehemmiyetli meseleyi. D vitamini açısından çok zengin bir ülke olmamıza karşın D vitamini yetersizliği yaşayan insan ve buna bağlı hastalıkların rakamı ülkemizde oldukça fazla.

– Kent insanı içinde bulunduğu şartlardan dolayı ideal beslenme için lüzumlu olan protein, vitamin, mineral ve karbonhidrat balansını sağlayamıyor. Gerektiği kadar proteini etten, sütten ve yumurtadan alamıyor, günde 5 öğün meyve ve sebze harcayamıyor. Bu besinleri bütün olarak harcayamadıkları için de kendilerini yorgun ve bitkin seziyorlar.

– Beslenememenin bir öbür dezavantajı diyabet, tansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklara yol açması. Uzmanlara göre bu hastalıkların en kalıcı çözümü hayat stili ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmek.

Besin desteklerinin doğru kullanımı

Şuurlu bir kullanımla besin dayanakları sıhhatli ve enerjik kalabilmenin en pratik yolu… Ancak bu mahsulleri kullanırken öğrenilmesi ve dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var:

– Besin desteği vitaminler, mineraller, botanikler bazı nebatsal yağlar ve öbür bileşenlerden oluşur. Bir mahsulün besin desteği olabilmesi için kapsül, tablet, şurup gibi dozajlı bir formda sunulması gerekir.

– Türkiye’de besin desteklerinin içerisine nelerin koyulup nelerin koyulmayacağı Sıhhat Bakanlığı’nca tanımlanır. Onay ve lisanslar da bakanlıklar tarafından verilir. Güvenlik aralıkları çok yüksek olan bu inovatif mahsuller rastgele bir besin maddesi gibi harcanabilir. Doğru kullanıldığında performansı ve enerjikliği çoğaldırır; bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İnovatif mahsuller gözetici tıpta da ehemmiyetli bir yere sahip.

– Besin desteklerinin harcayıcılara yanıltıcı sıhhat beyanları ile satılmaması gerekir. Bir besin dayanağının, ‘her tasaya derman’ olabilmesi muhtemel değildir. Bu biçimde yapılan beyanlar harcayıcı açısından yanıltıcı olabilir. Besin dayanakları beslenme sarihini kapatmak için üretilmiş inovatif mahsullerdir.

– Medyada besin dayanaklarına ait yapılan bazı haberlerin reyting temennisiyle negatif istikamette işlenmesi bu mahsullere karşı bir önyargı oluşturuyor. Bu mevzuda uzman doktora danışılması ve buna göre harcanması fayda sağlayabilir.

Sporcu yiyecekleri hakkında öğrenilmesi gerekenler

Sporcu yiyeceği denilince akla ilk protein tozu gelse de sporcu yiyecekleri yalnızca protein mahsullerinden oluşmaz. Protein temelli sporcu yiyecekleri ve izotonik meşrubatların olduğu sporcu dayanakları gibi çok muhtelif sporcu yiyecekleri vardır. Bu besinler, bedende terle kaybedilen sodyumu süratli bir biçimde geri döndürmeye bereket.

– Sporcu beslenmesinin özel olması gerekir. Profesyonel ve lisanslı sporcular ile spor salonlarına giden acemi sporcuların beslenme biçimleri değişiklik gösterir.

– Spor esnasında su ve su ile birlikte tuz da kaybedilir. Kaybedilen tuzu yerine koyabilmek için sporcu meşrubatları kullanılabilir.

– Spor yapmak adalelerin süratli bir biçimde devrilmesi anlamına kazanç. Bu surattan adale yapabilmek için spor evveli ve sonrası özel bir beslenme programı uygulanması koşuldur. Özellikle yoğun sporlar bedenin adale sistemini yoran etkinliklerdir. Adalelerin tekerrür kazanılması için özel bir beslenme programı lüzumludur. Bu program fazla ölçüde et, yumurta ve süt gibi sıradan gıda öğeleri ile yapılabilir veya proteini konsantre biçimde sunan muhtelif sporcu besinlerine de müracaat etilebilir.

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.