Glokom hastalığı ve rehabilitasyon usulleri

23 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Glokom hastalığı ve rehabilitasyon usulleri

Genetik etkenler ve ilerleyen yaşa bağlı olarak yükselen göz tansiyonu ile büyüyen glokom, erken teşhis ile önlenebiliyor. Ancak şikayetler umursanmadığı ve rehabilitasyonu önemsememe edildiği takdirde görme kayıpları hatta âmâlığa varan tablolar ortaya çıkabiliyor.

Memorial Şişli Sağlık Kurumu Göz Merkezi Başkanı Doç. Dr. Barış Sönmez, glokom hastalığı ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

İşte glokom hastalığı ve rehabilitasyon usulleri…

İdeal göz tazyiki 12-18 mmHg aralığında olmalı

Gözün içerisinde, renkli katman irisin arttan salınan ve aköz hümör olarak adlandırılan bir akışkan bulunur. Bu akışkan 24 saat kumpaslı olarak salınır. Gözün lensini, kocamanını ve korneasını yıkayıp, oraya yiyecek getirerek, metabolik artıkları toplayan bu akışkan, kornea ile iris arasındaki açı denilen bölgeden emilerek kana karışır. İç dokuların beslenmesi, artıkların bir araya gelmesi ve gözün patlamış bir top gibi olmaması için 24 saat süresince yapım ve emilim olur. Bu emilim ile yapım arasındaki fark gözün tansiyonunu tanımlar. Sıradan popülasyonun yüzde 95’inde göz tazyiki 12-18 mmHg arasına izler. Bu kıymet, tonometre ismi verilen göz tansiyonu ölçen aletlerle tanımlanır. Hava yolu ve değmeyle çalışan cinsleri olduğu gibi, günümüzde 24 saat göz içi tazyikini monitörize eden kontak lensler de bulunmaktadır.

Kumpaslı göz tetkiki ehemmiyetli

Gözün tüm anatomik yapılarını sağlayabilmesi ve dokularının yaşayabilmesi için ne çok düşük ne de çok yüksek tazyikli olmalıdır. Göz tansiyonu herkeste görülebilmekle beraber bazı şahıslarda yüksek izleyebilmektedir. Bunların bir kısmı da glokom hastası olabilmektedir. Glokomda bireyin baktığı yeri görmekle alakalı bir kasveti olmaz, merkezi görme hastalığın son düzeylerine kadar etkilenmez. Ancak kenardan ezilen asap lifleri sebebiyle görme alanı kayıpları ortaya çıkabilir. Ailesinde glokom hikayesi olan bireylerin takiplerini aksatmaması, bu grubun dışında kalan bireylerin ise bu hastalığın farkındalığı için 40 yaşından sonra senelik rutin göz tetkikinden geçmesi gerekmektedir.

40’lı yaşlarda göz tansiyonu yükselebiliyor

Glokom, bireyin göz tansiyonu 30-35’in üstüne çıkmadığı sürece genellikle bulgu vermemektedir. Göz tansiyonu yükseldiğinde gözde çok da tolere edilemeyen bir sızı olur. Rutin tetkik sırasında göz tansiyonunun yüksek olması ve birliktesi göz asabında zarar tespit edilmesi, ayrıca bu zararın da görme alanı testlerindeki kayıplar ve göz asap lifi tahlillerindeki zararlarla dokümante edilmesiyle hastalık ortaya çıkar. Genellikle 40-45 yaştan sonra usulca yükselir ama 16 iken bir anda 35’e çıkmadığı öğrenilmelidir.

Görme kayıplarına karşı tedbirinizi alın

Glokom, multi faktöriyel başka bir deyişle çok etmenli genetik bir hastalıktır. Ailevi seyirde kesinlikle anne-babadan çocuğa geçmesi mevzubahisi olmadığı gibi aile içinde kesinlikle bir veya birden fazla göz tansiyonu yüksek olan ve glokom rehabilitasyonu gören birey olmaktadır. Rehabilitasyonunun önemsememe edilmesi halinde kalıcı görme alanı kayıpları ve âmâlık oluşur. Yapılan rehabilitasyonlardan, yeni kalıcı görme alanı kayıpları ve âmâlık oluşmasını önlemek hedeflenir. Ancak genellikle daha öncekinden olan zararlar geri döndürülememektedir.

Rehabilitasyon usulleri

Sık görülen glokomların rehabilitasyonu genellikle kumpaslı damla kullanımı ve görme alanı asap lifi incelemelerinin takibiyle yapılır. Glokom hastalarının vasati yüzde 90’ı kumpaslı kullanmaları kaydıyla ilaç rehabilitasyonuyla kalıcı bir âmâlıktan kurtulabilir. Kumpaslı ilaç rehabilitasyonu ehemmiyetli ama herkes buna geçim sağlayamayabilir veya buna karşın göz tansiyonu istenilen maksat tazyik seviyesine getirilemeyebilir. Göz tansiyonu istenilen seviyeye düşürülemediğinde, hasta kumpaslı ilaç kullanamadığında ya da ilaçların yan tesiri olduğunda cerrahi gündeme kazanç. Ancak cerrahi sadece ilaçla hakimiyet edilemeyen olaylarda seçim edilir. Operasyonlar genellikle göz tansiyonunu düşürmede uzun soluklu netice almak için yapılır. Bazı hastalarda ise operasyonla açılan yeni kanallar tıkanabilir. Böylece ikinci defa operasyon olmak ya da yine ilaç kullanmak gerekebilir. Öte yandan glokomun tipine bağlı olarak operasyon olan hastanın ilaca bağımlılığının biteceğine dair bir garanti de bulunmamaktadır. Bazen göz içi irin, cerrahi ve travmalar sonrasında da göz tansiyonu yükselip, glokom büyüyebilir. Bu cins cerahatli ve travmatik vaziyetlerden sonra yapılan glokom operasyonları her zaman galibiyetli olmayabilir. Bu sebeple ikinci, üçüncü cerrahiler ya da yine ilaç kullanmak gerekebilir.

  

Yorum Yazın