Güneş gülü nebatı doku rehabilitasyonunda tesirli

Güneş gülü nebatı doku rehabilitasyonunda tesirli

Güneş gülü nebatının her bir yaprağı tüye benzeyen küçük dokunaçlarla kaplıdır. Bunların tepesinde su damlasına benzeyen ve güneşte parlayan bir madde parıldar. Dikkatle saklanmış bir tuzaktır bu gerçeğinde. Bu damlacıklara konan haşereler oraya yapışır kalır. Haşere kurtulmak için çaba ettikçe nebatın dokunaçları ve yaprakları kıvrılarak haşereyi iyice sarar. Bu etçil nebatın avını hazmetme süreci başlamıştır artık.

BBC’de yer alan habere göre, Amerika Birleşik Devletlerindeki bir üniversite bu nebatın rehabilitasyonda da kullanılması olasılığı üzerinde çalışıyor. Araştırmalar, nebatın üzerindeki yapışık maddenin doku rehabilitasyonu ve yaraların iyileştirilmesinde de kullanılabileceğini gösteriyor.

Doku mühendisliği, zarar gören uzuvların yenilenmesini amaçlayan yeni bir alan. Hastalıklı ya da yara almış asap, kemik, adale gibi dokuların yerine yeni ve sıhhatli dokuların nakledilmesini ve bunların bedene entegre olup işlerlik kazanmasını öngörüyor. Fakat hekimler bu hücreleri bedene enjekte edip yeni doku oluşmasını beklemiyor. Hücrelerin dağılınıp ayrışması için yapışacağı bir yüzey gerekiyor; sünger, ağ, jel gibi maddeler. Hücreler artmaya başlayınca bu maddeler hücrelerin yerleşmesini ve bağlantı halinde olmasını sağlıyor. Sonunda bunlar geride sıhhatli dokuyu vazgeçerek çözülüp bedene karışıyor.

Hücreler basitçe tutunabiliyor

Doku mühendisleri bu işi yapacak en uygun maddeleri bulmaya çalışıyor. Tennessee Üniversitesi’nden Biyomedikal Mühendis Mingjun Zhang bu maddeyi bulmak için tabiata yöneldiğinde güneş gülü nebatının jele benzeyen tutkalını sınamaya karar veriyor. Natürel ve bedende çözülebilir olan bu madde şeker ve asit bileşimlerinden oluşuyor. Yapışık olması sebebiyle hücreler basitçe tutunabiliyor. Ayrıca elastik olması biçim vermeyi basitleştirdiğinden doku mühendisliği açısından ehemmiyetli bir özellik.

Zhang, güneş gülü tutkalını araştırdıkça bu iş için ne kadar uygun olduğunu gördü. Sırça yüzey üzerine sürdüğü tutkala sıçanların beyninden alınmış canlı hücreler yerleştirdikten 24 saat sonra hücreler yapışık maddeye tutunarak artmaya başlamıştı.

Zhang bunları su altına yakaladığında dahi hücrelerin yerli yerinde durduğunu gördü. 2011’de yayınladığı araştırma neticelerinde nöronların, kemik ve ten hücrelerinin güneş gülü tutkalına zaferli bir biçimde tutunup arttığını yazıyordu.

Zhang bu maddenin bir hayli uygulamada kullanılabileceğini belirtiyor. Ayrıca bu tutkalın üzerine sıhhatli hücreler enjekte edilerek sarih yaraların rehabilitasyonunda da kullanılmasına kastediyor.

  

Yorum Yazın