Hava lekeliliği beyinde zarar oluşturabiliyor

25 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Hava lekeliliği beyinde zarar oluşturabiliyor

Hava lekeliliğinin beyin sıhhati üzerinde negatif tesirleri olduğunu belirten uzmanlar, lekeli havanın migren baş sızılarını tetiklediğine dikkat sürüklüyor. Ağır metal lekeliliğinin sara, bunama ve Parkinson hastalığı gibi motor nöron hastalıkları ile de ilişkili olduğunu belirten uzmanlara göre, anne karnındaki bebeklerin beyin gelişimi de etkileniyor.

Beyinle alakalı hastalıklarından korunma ve beyin sıhhatinin ehemmiyetine dikkat sürüklemek emeliyle Dünya Nöroloji Federasyonu WFN tarafından 22 Temmuz Dünya Beyin Günü olarak bülten edildi. Bu seneki mevzu ise “Sıhhatlı Beyin İçin Pak Hava” olarak tanımlandı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Sağlık Kurumu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, hava lekeliliğinin beyin sıhhatine ehemmiyetli tesirleri olduğunun altını çizdi.

Lekeli hava beyinde zarar oluşturuyor

Hava lekeliliğinin beyin için reelinde çok düşünülmeyen bir risk kaynağı olduğuna dikkat sürükleyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi: “Hava lekeliliği hem vücutsal sıhhat hem de özelinde beyin açısından gökten gelen görünmeyen bir risktir. Tüm etrafsal lekeliliklerin dünyada her sene 9 ile 15 milyon insanın vefatına neden olduğu hesaplanmıştır. Nihayetinde beyin oksijen kullanan bir uzuvdur ve hatta vücutta en çok oksijen harcayan ya da lüzumu olan uzuvdur. Olağan solunan havanın bu seyyarede oksijen, azot ve karbondioksitten oluşan solumaya ve vücudumuz için ideal bir karışım oranı vardır. Bu denge negatif güzergahta bozulunca beden ve beyin de ideal arzına cevap alamadığından zararlar oluşmaktadır. Başka Bir Deyişle lekelilik, havanın natürel içeriğinin bozulmasıdır. Hava lekeliliğinin aşinayı üzere en ehemmiyetli nedeni insan faaliyetleridir.”

Partikül maddeler hayalet vefatlara neden oluyor

Karbondioksit, karbonmonoksit, kükürtdioksit, azotoksitlerin insan eliyle aşırısıyla havaya salındığını ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bunun yanında klorofloro karbon denilen ozon deliği yapan CFC’ler, beyine doğrudan zarar veren ağır metaller ve partikül/parçacık madde dediğimiz maddeler de atmosfere ellerimizle salmaktayız. Partikül maddeler görünmez, hayalet vefatlara neden olmaktadır. Partikül madde denilen şeyler, havada bulunan katı parçacıkları ve akışkan damlacıklar demektir. İnsan faaliyeti neticeyi veya natürel hadiseler neticeyi atmosferi pislerler. Partikül maddeler iki ana gruba parçalarlar. Birinci grup ince partiküller denilen 2,5 mikron altında olan, yanma ve endüstriyel operasyonlar neticeyi ortaya çıkarlar. Öteki grubu ise kaba partiküller oluşturur. Bunlar azıcık daha büyüktürler. Her yerde görülen kırma, öğütme ve yollardan çıkan, havalanan tozlar bu tiptedir. Bu ikisinin büyüklükleri farkı dahi vücuda ve beyine değişik şiddette hasar vermeye neden oluyor. Büyük parçacıklar genelde burnumuzdaki hava süzgeçlerine takılıp kalırlar. Alt akciğere gidemez ancak ufak olanlar akciğerimizin en derinlerine, hatta kanımıza, beynimize kadar geçer. Buna da hepimiz lekeli gazlar, egzoz dumanları, inşaat tozları ile ve de sanayi atıkları ile katkıda bulunuruz. Görünmeyen bir katil yaratırız” diye konuştu.

Nörolojik meseleler ortaya çıkıyor

Beyine ve damar sistemine erişen bir lekeliliğin damarları, beyin hücrelerini, beyin takviye hücrelerini ve beyindeki kimyevi kumpasa hasar vermekte ve oluşan kayıpların derecesine göre de nörolojik meseleler ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Beynimiz, kemik gözetmeli kafatası içinde takribî 1300–1400 gr ağırlığındadır. Bu ağırlık, toplam beden ağırlığımızın takribî %2-3’ünü oluşturur. Buna karşın beynimiz dinlenme halinde bedendeki enerjinin %20’sini kullanır. Kalbin her atımında pompaladığı kanın ve oksijenin %15-20’sini beyin kullanır. Bu dakikada takribî neredeyse 1 litre kana karşılık kazanç. 20 dakikada 1 damacana kan ve oksijen demektir. Bunun natürel olarak pak olması gerekir” dedi.

Migren, hava lekeliliği ile ilişkili

Hemen hemen her türlü nörolojik rahatsızlığın hava lekeliliği ile bariz bir ilişkisinin tespit edildiğini ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Senelerdir en çok öğrenileni migren baş sızılarıdır. Parçacık lekeliliğinde, tozlar ve düşük oksijen migren başağrılarını tetikler. Bunun yanında ağır metal lekeliliğinin yozlaştırıcı bunama ve Parkinson hastalığı, motor nöron hastalıkları ile ilişkisi tespit edilmiştir” dedi.

Sara sıklığında çoğalışa neden oluyor

Görünmeyen bir başka vaziyetin de damar sıhhatini ile alakalı olduğunu belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Damar sıhhatini bozmaktadır. Beyin nihayetinde damarlarla beslenir.Yukarıda saydığım tam lekelilik cinsleri, büyük ve ufak parçacıklar da dahil sara sıklığında çoğalış ile ilişkili bulunmuştur. Ağır metaller, genetik özellikler ön tasarıda olsa da otizm ile ilişkili bulunmuştur. Yeniden multipl skleroz gibi bağışıklık hastalıkları da hava lekeliliği olan yerlerde daha sık saldırı yapmakta veya çıkmaktadır. Özellikle 2,5 mikron ince ve hatta 0.1 mikron altındaki parçacıkların havada lekelilik seviyesinde çok bulunması bunama, Parkinson hastalığı ile sıkı ilişkilidir” ihtarında bulundu.

Pak hava daha kalın beyin kabuğu demek

Hava lekeliliğinin insanı reelinde doğmadan evvel anne karnında etkilemeye başladığına dikkat sürükleyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, hava lekeliliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin kabuğunun kalınlığını etkilediğini söyledi. Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi: Bu sene, 3 ay evvel yayınlanan bir araştırma var. Hollanda Rotterdam’da 2002-2006 seneleri arasında doğan mektep yarıyılına gelmiş, 6 ile 10 yaş arasında olan 783 çocuk üzerinde yapılmış. Bu çocuklar annelerinin karnındayken, annelerinin maruz kaldıkları hava lekelilikleri derecesi ile ileriki hayatta zihinleri ve beyinleri karşılaştırılmış. Netice mucizevi bir risk göstermiş. Havada ince parçacıklar çoğaldığı yarıyılda anne karnında olan çocuklarda, daha ince beyin kabuğu tespit edilmiş. Bu ince parçacıklara maruz kalmak aynı zamanda beyinde iş veya ödev sırasında beyinsel hakimiyet mekanizmalarını zayıflattığı psikolojik testlerle, aynı çocuklarda gösterildi. Demek ki beyin gelişimi o kadar duyarlı ki, anne karnındayken annenin ne ile beslendiği ile değil, ne soluduğu ile de ilişkili beyin yapısı değişmekte.Pak hava daha kalın beyin kabuğu demek.

Hava lekeliliği akıl gelişimini bozuyor

Lekeliliği ile namlı Meksika’daki Mexico City’de de çocuklar üzerinde yapılan çalışmada lekeliliğin zihin gelişimini bozduğu 2008 senesinde gösterilmişti. Hatta köpekler üzerine yapılan araştırmalar da aynı bölgede, beyin zararları daha çok görülmüş. Nihayetinde de onlar da aynı havayı soluyor. Nihayetinde kirlenmiş hava beyin en çok oksijen kullanan uzuv olduğundan şiddetli biçimde ve sinsi olarak beyni etkiliyor. Bu şu anlama kazanç, anneler hamileliklerinde yalnızca sıhhatli beslenmeyecek aynı zamanda sıhhatli hava da soluyacaklardır. Pak hava yok ise o zaman lekeli kentlerden pak hava olan yerlere kaçmalı hamileler.

  

Yorum Yazın