Her 10 kalp hastalığının birinden tütün mamülleri mesul

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Her 10 kalp hastalığının birinden tütün mamülleri mesul

Hacettepe Üniversitesi HÜ Ulus Sıhhati Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hilal Özcebe, Kalp Sıhhati Haftası dolayısıyla yaptığı söylemede, 21. asırda dünyada eğitim ve kazanç seviyesindeki yükselme, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, bulaşıcı hastalıkların hakimiyeti gibi faktörlerin sağlanması ile doğumda beklenen hayat müddetinin 70’lere çıktığını belirtti.

2020 senesinde her üç vefattan ikisinin bulaşıcı olmayan kronik hastalıklara bağlı olacağının öngörüldüğünü ifade eden Özcebe, kronik hastalıkların “bütün olarak rehabilitasyon edilemeyen ve iyileşme göstermeyen uzamış gidişatlar” olarak belirlendiğini söyledi. Özcebe, kronik hastalıkların dünyada hem gelişmiş hem de büyümekte olan ülkelerde süratle çoğaldığını, var olan sıhhat hizmetlerini zorladığını ve sıhhate ufalayan bütçenin büyük kısmını içerdiğini dile getirdi. Kronik hastalıkların tehlike etkenleri ile çaba, milli siyasetler ve uzun vadeli taktikler geliştirilerek ortak vizyon ve yol haritası ortaya konulması gerektiğini ifade eden Özcebe, şunları kaydoldu:

“Küresel Kardiyovasküler Hastalık Yükü çalışmasına göre, kardiyovasküler hastalıklar hem gelişmiş hem de büyümekte olan ülkelerde çoğalmaktadır. Bu çoğalış dünya genelinde bayanlarda binde 78, erkeklerde 106 iken büyümekte olan ülkelerde bayanlarda binde 107 ve erkeklerde binde 124’tür.

Ülkemizde yapılan Türkiye Kronik Hastalıklar ve Tehlike Etkenleri Sıklığı Çalışması’na göre en ehemmiyetli bulaşıcı olmayan hastalıklar kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve KOAH kronik bronşit, astım, amfizem olarak tespit etilmiştir.

Milli Hastalık Yükü-Maliyet Tesirlik Çalışmasının neticeleri Türkiye’de takribî 3 milyon koroner kalp hastası bulunduğunu ve her 7 şahıstan birinin de kalp krizi tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Yeniden ülkemizde her 10 vefatın dördünün kalp hastalığı sebepli olduğu öğrenilmektedir.”

Önlenebilir tehlike etmenlerine dikkat

Özcebe, sigara, hipertansiyon, şeker hastalığı, yüksek trigliserid-kolesterol seviyeyi, obezite, metabolik belirti, diyabet, fiziksel etkinliğin beceriksiz oluşu, tuz tüketimi ve içki kullanımı ile yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün kardiyovasküler hastalıklar açısından öğrenilen tehlike etkenleri olduğunun altını çizdi.

Sigara kullanımının, kalp hastalıklarına, inmeye felç, akciğer hastalıklarına ve muhtelif kanserlere neden olduğunu vurgulayan Özcebe, bu tehlike faktörlerinin bir kısmının genetik olmakla beraber bir haylisinin etrafsal ve önlenebilir tehlikeler olduğuna işaret etti.

Özcebe, Dünya Sıhhat Örgütü’nün Küresel Hastalık Yükü çalışmasının neticelerine göre, “tütün ve tütün mahsullerinin her 10 kardiyovasküler kalp ve damar hastalığı hastalığın birinin nedeni olduğunun tanımlandığına” dikkati çekti. Aynı çalışmanın neticelerine göre, inmelerin beşte biri ve iskemik kalp hastalıklarına bağlı vefatların yüzde16’sının şeker hastalığına; inmelerin yarısı ve iskemik kalp hastalığına bağlı her 10 vefattan dördünün yüksek tansiyona bağlı büyüdüğünü anlatan Özcebe, şöyle devam etti:

“Meyve ve sebzenin yeterli harcanmaması inmeye bağlı her on vefattan birini, iskemik kalp hastalığına bağlı vefatların yüzde 16’sına neden olduğu tanımlanmıştır. Yeniden kalp hastalıklarının üçte biri yüksek kolesterolle, yüzde 23’ü kiloluluk ile ve yüzde 30’u beceriksiz hareket ile ilişkili olduğu tespit etilmiştir. Bu tehlikelerin bir arada olduğu vaziyetlerde ise kardiyovasküler hastalıklar ve bu hastalıklara bağlı vefatlar çoğalmaktadır.

Ülkemizde en ehemmiyetli vefat ve sakatlık nedeni olan ve ileri seviyede ekonomik kayıplara neden olan kalp damar hastalıkları ile gayretin en tesirli ve en maliyet-aktif yolunun kardiyovasküler hastalıkların cemiyet tarafından öğrenilmesi, hastalığa karşı korunma sağlanmasıdır. Kalp sıhhatini gözetmek için tütün, tütün mahsulleri ve içkiden uzak durulması, sıhhatli ve balanslı beslenilmesi, tuz tüketiminin kısıtlanması, kumpaslı yürüyüş yapılması, kan tazyiki tansiyon, kolesterol, şeker diyabet hakimiyetlerinin yaptırılması, doktor tarafından verilen ilaçların kumpaslı kullanılması ve stresten uzak durulması zorunludur.”

  

Yorum Yazın