Her tasaya çare ‘Elma’

21 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Her tasaya çare 'Elma'

Her mevsim en çok harcanan meyvelerden biri olan elma bir hayli hastalığa iyi geliyor. Son senelerdeki çalışmalar elmanın, nebatlara da rengini veren ve antioksidan tesiri sayesinde cilt ihtiyarlamasını yasaklayan tesirli bir polifenol olduğunu gösterdi. 2011 senesinde yaşlı hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, elmanın vefata sebebiyet veren genlerin eksilmesini sağladığını, zehirli maddelerin tetiklediği erken vefatlara mani olduğunu ve doku zararını onardığını gözler önüne seriyor.

Urun dağılmasını yavaşlatıyor

Oksidatif stres, inflamasyon iltihaplanma ve glikasyon şekerlenme ihtiyarlamanın en esas sebepleri arasında gösteriliyor. Bu nedenleri ortadan kaldıran elma riskli yağların yakımını da sağlıyor. Günde 300 ila 600 mg. elma polifenolü harcamak, yüksek kan şekeri sebebiyle ciltte oluşan zararların onarımında oldukça tesirli. Bu verimli meyve kalp-damar hastalıklarında, yaşa bağlı büyüyen kronik rahatsızlıklarda ve ciddi enfeksiyonların rehabilitasyonunda zaferli neticeler veriyor. Elmada bulunan vitamin ve mineraller, kanserojen maddelerin hücrelere sızarak büyümesini engelliyor, ur hücrelerinin dağılmasını yavaşlatıyor. Özellikle elma kabuğu, kanserle çabada çok tesirli olabilecek kimyeviler kapsıyor.

Kan şekerini dengeliyor

Öte yandan elma, bağırsak meseleleri yaşayanları da bir hayli hastalıktan koruyor. Özellikle de cerahate dayalı bağırsak hastalıklarını yasaklayan natürel bir gözetici olarak görülüyor. Sindirimi hafifletiyor, hazmı basitleştiriyor, düşük kan şekerini dengeliyor ve şekerlenme neticeyi oluşan zararları önlüyor.

Sütun kanserini eksiltiyor

Sütun kanseri, Amerika’da vefat sebepleri arasında ikinci sırada gösteriliyor. Elma kabuğunun ise sütun ve akciğer kanserinin ilerlemesini yavaşlattığı öğreniliyor. Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar, elma polifenollerinin, sütun kanserine tutulma tehlikesini yüzde 50 oranında eksilttiğini gösteriyor. Elma, sütun hücrelerini, etraftaki toksik tesirlerden temizleterek hür hareket etmelerini sağlıyor ve onları Deoksirübo Nükleik Asit hasarına gözetiyor. Elmanın yararlarının incelendiği bir çalışmada, bir grup hastaya günde 600 mg. elma polifenolü veriliyor. 12 hafta süresince gruptakilerin bedenlerindeki yağ oranı araştırılıyor. Neticede hastaların bu zaman içinde bir kilo kaybettiği ve mide, karaciğer, bağırsaklar ve böbrekler gibi uzuvların arasında yer alan yağ dokusunun da 2 santimetre eksildiği istikametinde. 2011 seneyi içerisinde yapılan çalışmalarda, elma polifenollerinin muhtelif mekanizmalar yoluyla oluşan urların gelişmesini yavaşlattığı ve durdurduğu görüldü.

İyi kolesterolü yükseltiyor

Trigliserid, yağların dağılınmasında çok ehemmiyetli bir enzimdir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda; trigliserid, elma polifenolleri sayesinde çok daha basit emiliyor. Elma, potansiyel kolesterol emilimini yasaklıyor ve kardiyovasküler hastalıklara davetiye çıkaran lipoprotein taşıyıcı moleküllerin imaline de mani oluyor. Günde bin 500 mg. elma polifenolü, makûs kolesterolü düşürüp iyi kolesterolde çoğalışa yol açıyor.

Mide kanserine karşı elma suyu

Yüksek kan şekeri, bedende ehemmiyetli zararlara yol açar. Elma kabuğunun içinde bulunan floridzin maddesi ise bedendeki kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Elma tüketimi, Deoksirübo Nükleik Asit zararını ve glikasyonun şekerlenme devirici tesirlerini büyük oranda eksiltir. Son bilimsel çalışmalar bu maddenin glikoz akımını yüzde 52 oranında azalttığını ispatladı. Meyan kökü ile elma suyu tüketiminin, diyabeti ve kardiyovasküler hastalığı olmayanlarda mide kanserini yok ettiği çalışmalarla kanıtlandı.

  

Yorum Yazın