İnsülin mukavemeti hakkında öğrenilmesi gerekenler

24 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

İnsülin mukavemeti hakkında öğrenilmesi gerekenler

Pek çok insanın “Yemekten birkaç saat sonra elim ayağım titriyor”, “Şekerli besinler tükettiğime gevşiyorum”, ” Ne kadar az yersem yiyeyim, kilo veremiyorum” gibi ortak ifadelerle anlatmaya çalıştığı bu vaziyetler insülin mukavemetinden kaynaklanabiliyor. İnsülin mukavemetinin diyabet hastalığına giden yolu kısaltması ve hastalıklara davetiye çıkararak hayat niteliğini düşürmesi sebebiyle süre kaybedilmeden hakimiyet altına alınması gerekiyor.

İşte Memorial Şişli Sağlık Kurumu Endokrinoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya’nın insülin mukavemeti hakkında söyledikleri…

İnsülin açlık hissini artırıyor

Pankreastan salgılanan insülin, açlık hissi uyandıran; şeker ve yağın bedende depolanmasını sağlayan hormondur. Glikozu kullanan ya da depolayan başlıca dokular karaciğer, adale ve yağ dokusudur, dolayısıyla insülinin niyeti de buralardaki hücrelerdir. İnsülin kanda olağan hudutlar içinde olmasına karşın; amacı olan doku ve hücrelerde işini yapamıyorsa, bireyde insülin mukavemeti var demektir. İnsülin mukavemeti olan şahıslarda şekerin dokulara alınıp, kullanılması, yakılması ve depolanması güç olmaktadır. Bu vaziyet daha çok insülin gereksinimi doğurur ve pankreas basmakalıpının 2-3 katı insülin salgılamak zorunda kalmaktadır. Fazla salınan insülin misyonu gereği acıkmaya, daha çok yemeye ve atıştırmaya neden olarak kilo çoğalışına yol açar.

İnsülin mukavemeti diyabete neden olabilir

Kanda gezen fazla insülin; obezite, hipertansiyon ve damar sertleşmesi olarak öğrenilen ateroskleroz gibi kronik hastalıkların oluşması için uygun bir etraf hazırlamaktadır. Ortaya çıkan kısır döngü, kısırlıktan tüylenmeye kadar çok geniş bir yelpazede belirti veren polikistik over belirtiyi yaşanmasına da yol açabilmektedir. İnsülin mukavemeti olan polikistik over belirtili bayanlarda bozulmuş glikoz hoşgörüyü başka bir deyişle ulus arasındaki ismiyle saklı şeker % 35’e; tip 2 diyabet sıklığı ise % 10’a kadar çoğalmaktadır.

Bedende pek çok sistemi negatif etkiliyor

İnsülin mukavemetinin teşhisi için açken yapılan kan şekeri ve insülin testi tanımlayıcıdır. Lüzumlu vaziyetlerde “Şeker yükleme testi” ile kan şekeri ile insülin kıymetlerinin başkalaşımına bakarak değerlendirme yapılabilmektedir. İnsülin mukavemeti teşhisinde kullanılan HOMA kıymeti; kan şekeri ve insülin bedellerinden hesaplanan matematiksel bir yöntemin neticeyidir. Ayrıca kan yağları, karaciğer enzimleri gibi bazı bilgiler de teşhis için dayanakçı olabilmektedir. Hiçbir bulgu vermeden ilerleyebilen insülin mukavemeti ilerleyen safhalarda;

– Ciltte kirler, koyulaşma ve yumuşaklık

– Sebebi söylenemeyen kilo çoğalışı ve kilo vermede zorlanma

– Adet kumpassızlığı ve fazla tüylenme

– Karaciğer yağlanması

– Açlık saldırıları, ivedi acıkma, geç doyma

– Tatlı yeme isteği

– Konsantrasyon beceriksizliği

– Yüksek tansiyon

– Bel etrafının giderek genişlemesi gibi bulgular verebilmektedir.

İnsülin mukavemetinizi egzersiz ve doğru beslenme ile kırın

İnsülin mukavemeti olan hastaların pek çoğu fazla kiloludur. Bu şahıslar kesinlikle uzman hakimiyetinde kilo vermelidir. Kilonun yüzde 10’unun verilmesi dahi büyük avantaj sağlamaktadır. Bu safhada ya da devamında kullanabilecek bazı ilaçlar da bulunmaktadır. En büyük glikoz müşterisi olan adalelerdeki insülin mukavemeti 20 çok zorlamadan yapılan 20 dakikalık egzersiz ile kırılmaktadır. Kumpaslı ve günlük egzersizin yanında; sebze, meyve, bütün hububatlar, kuru baklagiller, düşük yağlı sütler ve süt mahsullerini içerecek biçimde balanslı beslenme de göz arkasını edilmemelidir. Kısa süreli şok perhizler; yalnızca protein kapsayan perhizler ya da her hangi bir gıda gurubunu içeren ancak öbür grupları içermeyen tek kaynaklı rejimler sıhhatli değildir. Metabolizmayı uyarmak için ara öğünler önemsememe edilmemelidir. Tatlandırıcılar, tanımlanmış günlük dozlarını aşmamak kaydıyla kullanılabilir.

Bütün hububatlı mahsuller ve sebzeleri seçim edin

İnsülin mukavemeti olan hastaların; kan şekerini yükseltmeyen düşük glisemik indeksli, posa ve öbür gıda öğeleri güzergahından da zengin yiyecekleri seçim etmesi gerekmektedir. Patates, havuç, darı haricinde tüm sebzeler ile beraber;

– Barbunya, nohut, kuru fasulye, mercimek gibi baklagiller

– Kepek ihtiva eden esmer ekmekler

– Elma ve portakal perhiz menüsünde yer almalıdır.

Uzak durmanız gerekenler

Glisemik indeksi düşük gıdalar, fertlerin daha uzun zaman tok kalmalarını sağlamaktadır. Oranın yüksek olduğu gıdalar ise kandaki insülin ölçüsünü süratle yükselterek kan şekerinin düşmesine neden olmaktadır. Bu yiyecekleri harcayan şahıslar tok olmasına karşın süratle acıkmaktadır.

– Sukroz başka bir deyişle çay şekeri

– Reçel, marmelat, pekmez, bal, tatlılar

– Kurabiye, kek, pasta, bisküvi, çikolata, gofret

– Beyaz ekmek, darı ve darı ekmeği, darı gevreği

– Pirinç, şehriye, erişte, makarna

– Muz, incir, üzüm, kavun, karpuz

– Kayısı hariç kuru meyveler

– Hazır meyve suları ve asitli içecekler

  

Yorum Yazın