Kalp krizinde gençler daha talihsiz

Kalp krizinde gençler daha talihsiz

Gençler, yaşlılara mukayeseyle kalp krizi mevzusunda daha şöhretsiz vaziyette. Zira ihtiyarladıkça damarlar arasında “Köprü damarları” oluşuyor. Bu vaziyette kalp, rastgele bir damar tıkanmasında değişik damardan kan alarak beslenmeye devam edebiliyor. Gençlerde böyle bir yapı oluşmadığı için krize hazırlıksız olan kalp, aniden durup, vefata neden verebiliyor. Bireyi yaşamda vazgeçen bu vaziyet ise 50 yaşından sonra büyüyor. Gençler arasında kalp krizine neden olan bir başka faktör de uyuşturucu. Ayrıcasigara, içki ve bazı asitli meşrubatlar da kalp sıhhatini negatif güzergahta etkiliyor.

Çocuğunuz “soluğum daralıyor” diyorsa

10 yaş ve sonrasında beden eğitimi derslerinde talebeler ani kalp vefatı sebebiyle yaşamını kaybediyor. Ailesel etmenlerin burada ehemmiyetli rol oynadığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Esen, “Ailenin kalp hikayesi öğrenilmelidir. Yapısal kalp, kalp ritim bozuklukları ve kalp adaleyi hastalıkları olan bir ailede aniölüm oranı yüzde 30’dur. Ancak bu cins vefatların sebebi kalp krizi değil, fazla adrenalin deşarjı sebebiyle ortaya çıkan ritim bozukluklarıdır. Bunu evvelden ön görmek muhtemel olmasa da çocukların ufak yaşlardaki şikayetlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Soluk daralması ve çarpıntı şikayeti olan çocuklar hemen hekime götürülmelidir” diyor.

Rekabet kapsayan sporlar gençlere hasar veriyor

Ani sporcu vefatlarının %70-80’inin kalp krizi kaynaklı, krizi tetikleyeninse stres olduğuhu vurgulayan Dr. Esen, “Kalp duvarında oluşan kolesterol içeriği yoğun plaklar, strese bağlı olarak yırtılır. Yoğun stres altındaki rekabet sporlarını yapan sporcularda adrenalin seviyesi yükselir ve bunun içine bazı ilaçkullanımları da girince plaklar yırtılır. Bu plak yırtıkları pıhtılaşarak aniden damarların tıkanmasına neden olur. Bu da kalp krizinden vefatları birliktesi getirir. Futbol, basketbol gibi rekabet gerektiren sporlar genç sporcular için çok daha fazla tehlike taşımaktadır” biçiminde konuşuyor.

Profesyonel olmayan sporcular da tehlike altında

Dostlar arasında oynanan halı saha maçları da ani vefat tehlikeyi taşıyor. Bu gidişatın oyuncuların profesyonel olmamasından kaynaklandığını aktaran Doç. Dr. Özlem Esen, alınması gereken ihtiyatlar hakkında şu bilgileri veriyor:

“Haftada bir defa halı sahada maç oynayan acemi sporcular yeterli kondisyona sahip değildir. Düzenlispor yapmadıkları ve hareketsiz yaşadıkları için de haftada bir yapılan maç ile yüksek adrenalin deşarjı yaşanmakta, bu da birliktesi kalp krizini getirmektedir. Topluluk psikolojisi ile izlenen maçlar da hasar verebilmektedir. Birey tek başına maç izlerken yaşamadığı stresi, topluluk psikolojisi ile kat kat yaşayabilmektedir. Bu cins kalabalık ile izlenen maç etraflarında kalp krizi geçirme tehlikeyi çok daha fazladır.

Sporcular hakimiyetlerini bakımsızlık etmemeli

Kalp krizini evvelden teşhis edebilmenin bir yolu bulunmamaktadır. Sporcuların sahada kaybedilmemesi için detaylı muayeneler titiz bir biçimde yapılmalıdır. Özellikle rekabet gerektiren sporlarla uğraşanlar, senelik olarak tüm kan analizlerini, ekokardiyografi ve efor testlerini yaptırmalıdır. Birinci derecede yakınlarında ani vefat öyküsü bulunanlar, kalp adalesinde kalınlaşma oluşmuş sporcular, adale hastalığı olanlar ise üst muayenelere yönlendirilmelidir.”

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.