Kanser yaradılışına neden olan tehlike etkenleri

Kanser yaradılışına neden olan tehlike etkenleri

Herkesin tam detayları merakla takip ettiği kanser, genel olarak suskunca ilerliyor. Etrafsal, genetik ve hayat şeklindeki negatif şartlar çağımızın hastalığı kanser için tehlike etmenlerini oluşturuyor. Dünyada yapılan bilimsel perhiz ve kanser arasında güçlü bir ilişki olduğu gösteriyor. Beslenme ve hayat şeklinde yapılacak farklılıklar ile tehlike etmenlerini yasaklayarak kanserden korunmak muhtemel.

Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Duygu Derin, kanser yaradılışına neden olan tehlike etkenleri ve alınması gereken tedbirleri anlattı.

Kanser cinsleri ve alınması gereken temkinler

Kalın bağırsak kanseri: Liften yoksul, yağdan ve proteinden zengin beslenme, obezite kalın bağırsak kanseri oluşmasına taban hazırlar. Hareketsiz bir hayatı olan, özellikle masa başında çalışanlarda bu tehlike daha da çoğalır. Perhizdeki lifi başka bir deyişle sebze, meyve ve kuru baklagil tüketimini çoğaldırıp yaşamımıza fiziki etkinlik de kattığımızda kalın bağırsak kanseri yaradılış tehlikesini yüzde 40’lara varan oranda eksiltebiliriz. Kalın bağırsak kanseri tespiti için 50 yaş ve üstü herkesin kolonoskopik taramadan geçmesi gerekir. Mesele olmasa dahi 3-5 senede bir yinelenmesi bereketlidir. Ailesinde erken yaşta kalın bağırsak kanserine tutulmuş şahıslar varsa, hakimiyetlere daha erken başlanmalıdır.

Mide kanseri: Tütsülenmiş et ve balık, işlenmiş et, çok konserve kullanımı, fazla tuzlu yiyecek tüketimi mide kanserine yol açar. Bu stil beslenmenin yaygın olduğu Japonya dünyada mide kanserinin en çok görüldüğü yerdir. Beslenmede tanımlanan alışkanlıklar vazgeçilip bol taze sebze ve meyve kapsayan perhize geçilirse bu tehlike eksilir.

Akciğer kanseri: En ehemmiyetli tehlike etkeni sigara kullanımıdır. İçilen ölçü çoğaldıkça tehlike de çoğalır. Akciğer kanserini erken tutmak için taramanın ne kadar tesirli olduğunu inceleyen çalışmaların kısmen neticeleri çıkmıştır. Yoğun sigara kullananlarda düşük dozda ışınım ile akciğer tomografisi yaparak tarama hastalığın erken düzeyde tutulmasını sağlar ve şifa oranını arttırır.

Karaciğer kanseri: Hepatit B, C taşıyıcısı olmak ve yoğun içki kullanımı bu kanserin en sık sebepleridir. İçkiyi kumpaslı almaktan bırakmak, hepatit B ve C taşıyıcılarının da sık aralıklarla sıhhat hakimiyetine gitmeleri bereketlidir.
Meme kanseri: Erken adet görme, geç menopoz, geç veya hiç çocuk doğurmama, emzirmeme meme kanseri riskini çoğaldırır. Batılı cemiyetlerde bayanlar daha çok çalışma yaşamına girip bu biçimde yaşadıkları için meme kanseri dünyanın batısında ve ABD’de sık, doğuda belirgin daha azdır. Yüzde 5-10 hadise de ailevidir. Son senelerde obezitenin meme kanserine tutulma tehlikesini çoğaldırdığı da söylenmiştir. İdeal beden ağırlığına inmek ve bunu gözetmek, spor yapmak, kalorisi ve yağ oranı düşük ama sebze ve meyveden zengin beslenmek, sigara-tütün kullanmamak, içki alımını kısıtlamak ehemmiyetlidir.

Pankreas kanseri: Nedeni bütün olarak öğrenilmemektedir. Sigara içenlerde daha sıktır. İçki kullanımı, şeker hastalığı, kronik pankreatit ve yağlı perhizin bu kansere taban hazırladığı düşünülür. Sigara, içki kullanmadan sıhhatli perhizle beslenme önerilir.
Baş-boyun kanserleri: Sigara ve içki kullanımı en ehemmiyetli tehlike etmenleridir. Öyle ki gırtlak kanseri hastalarının yüzde 90’nı sigara kullanıcısıdır. Stresli işlerde çalışıp sigara ve içkiyi çok harcayanlarda bu hastalık sıktır. Korunmanın yolu bu alışkanlıklardan uzaklaşmaktır.

Cilt kanseri: Cilt kanserinin temel sebebi genellikle güneşten gelen ultraviyole ışınlarıdır. Mor ötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı yapay ışık kaynakları da cilt kanserlerine neden olabilir. Ultraviyole ışınlarına karşı dünyayı gözeten ozon katmanının incelmesinin de cilt kanserlerinde ciddi bir çoğalışa neden olduğu öğrenilen bir reeldir. En çok tehlike altında olanlar sarih derililer, çilliler, çok rakamda beni olanlar, ailesinde cilt kanseri olanlar, sarih havada çalışan ve çok zaman geçirenlerdir. Güneşin apaçık olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında muhtemelse güneşe çıkmamak, yüksek koruma etmenli kremler, geniş kenarlı şapkalar ve uygun elbiselerle kendimizi gözetmek, cildimizdeki benleri hakimiyet ederek sihrime, biçim ve renk değiştirme gidişatında gecikmeden hekime müracaat etmek lüzumludur.

  

Yorum Yazın