Meme kesinlikle alınmalı mı

12 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Meme kesinlikle alınmalı mı

Meme kanseri tanısı konduğunda bazı hekimlerin memeyi alıp kanseri yok etmiş tutumu sergilemelerini tenkit eten Doç. Dr. Mutlu Demiray,“Böyle birşey netlikle olası değil. Ehemmiyetli olan memenin alınması değil, memedeki kanserin bir daha yinelemeden hastanın uzun seneler sıhhatli yaşamasının sağlanmasıdır” diyor.

Türkiye’deki meme kanseri olaylarının yüzde 70-80’inde memenin alınmasına gerek olmadığını, memede tek kitle varsa yalnızca bunun alınmasının yeterli olacağını vurgulayan Demiray, memenin bayanlar için ehemmiyetli bir uzuv olduğunu söylüyor ve ilave ediyor: “Günümüzdeki olaylarda yüzde 80 oranında memenin alınmasına gerek yok ama ne yazık ki ilk müdahale olarak meme alınıp hastanın psikolojisi iyice bozulmakta. Şunu netlikle unutmamak lazım, şayet memedeki ur büyükse ve bu sebeple alınması gerektiği belirtilirse bile buna netlikle izin vermemek lazım. Zira operasyon evveli kemoterapi ile uru küçülterek memenin korunması olası. Ancak memenin alınması gereken vaziyetler de var. Şayet memedeki ur çok ilerlemişse, memenin birden fazla yerinde ur varsa ve ya ileride uru dönüşebilecek yaygın lezyona rastanırsa memenizin alınması gerekir.”

% 20’de kanser tespit ediliyor

Meme, süt üreten birimler, sütü taşıyan kanallar ve takviye dokusundan oluşuyor. Memeyi oluşturan dokulardan kaynaklanan kansere ise ‘meme kanseri’ sınıyor. Memede genellikle sızısız kitle tespit edildiğini söyleyen Demiray, “Ancak memede tespit edilen kitlelerin yalnızca yüzde 20’sinde kanser tespit edilir. Sağlık Kurumuna memesinde kitle olduğu için müracat eden 5 hastadan 1’inde kanser tespit edilir. Şayet kanser kuşkusu varsa hastaya Biopsi yapılması zorunludur. Biopsi iğne ile genellikle ultrason eşliğinde kitleden hücresel misaller alınarak yapılan tahlile denir. Bu yapılan analiz neticesinde rehabilitasyonun nasıl olacağına karar verilmeli” diye anlatıyor.

Sırt adalesinden meme yapılabilir

Memenin alınması gereken vaziyetlerde hastanın çok iyi motive edilmesi gerektiğini vurgulayan Demiray, “Hastanın memesi alındıktan sonra aynı seansta yine meme yapılabilir. Bu seçim edilebilecek bir usuldür. Meme alındıktan sonra sırt adalenizden veya silikondan meme yapılabilir. Meme teni korunarak memenin içi çıkartılıp yerine silikon konulabilir. Ancak unutmamak lazım bu yalnızca hastalıklı memenizin alınması gerekli olan gidişatlardır” diyor.

En çok kimlerde görülür

Meme kanserinin bayanlarda erkeklere oranla çok daha fazla görüldüğünü belirten Demiray, günümüzde her 10 kadının birinde meme kanserine tesadüfüldüğünü ifade ediyor.

Demiray, bayanlarda azami tehlike gruplarını ise şöyle sıralıyor;

-Yaşın ileri olması 45-55 en sık görülen yaş aralığı. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı çoğalıyor,

-Annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması,

-Hamilelik ve emzirme meme kanserine karşı gözeticidir. Gebelik olmaksızın devamlı regl yarıyıllarındaki hormonal farklılıklara maruz kalmak meme kanseri riskini çoğaldırır. Misalin; hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak gibi. 20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür,

-İlk adetin 12 yaş altında görülmesi, geç menopoza girmek 55 yaş üstü aynı biçimde meme kanseri riskini çoğaldırır,

-Menopoz sonrası yarıyılda büyüyen kiloluluk,

-Yumurtalık ya da rahim kanseri olanlar,

-Beslenmede doymamış yağları margarinleri fazla kullananlar.

  

Yorum Yazın