Migren bulguları ve rehabilitasyonu

Migren bulguları ve rehabilitasyonu

Baş sızısı, insanların büyük çoğunluğunun yaşamlarının farklı yarıyıllarında karşılaştığı ve derman aradığı bir mesele olarak öne çıkıyor.

Bu sızının, aralıksız ve şiddetle devam etmesi gidişatında ise, kesinlikle hekime müracaat etilmesi gerekiyor. Millet arasında yarım baş sızısı olarak da öğrenilen migren sızılarında şuursuz sızı kesici kullanmaktan sakınılması gerektiğine dikkat sürükleyen Prof. Dr. Nurettin Lüleci, migrene müteveccih özel ilaçlar alınmasının ehemmiyetini vurguluyor.

Migren ve özellikleri

Migren, bir baş sızısı çeşididir. Bugüne kadar, neden kaynaklandığı bütün olarak anlaşılamayan kompleks bir rahatsızlıktır. Ancak genellikle öne çıkan unsur; damarların genişlemesine bağlı olarak asapların üzerine baskı yapılması, dolayısıyla da sızıya neden olduğudur.

Migrenin özellikleri şöyledir: Genellikle başın tek tarafını meblağ. Başka Bir Deyişle, yarım baş sızısı dediğimiz bir baş sızısı cinsidir. Misalin; auralı migren dediğimiz cinste hafif bulantılar, azıcık bitkinlik hissi gibi ön bulgular olmakla beraber, temel ana semptom zonklayıcı sızıdır. Bu sızının özelliklerinden bir tanesi gece uyandırmamasıdır. Başka Bir Deyişle, baş sızınız varken yatabilirsiniz, gece rahatsız etmez ama sabah kalktığınızda baş sızısı devam ediyor olabilir.

İkinci olarak, belirli bir trase göstermez. Başka Bir Deyişle, başın arttan başlayıp öne doğru dağılma olmaz. Genelde göz etrafında ve tek taraflıdır. Bunun yanında, enseden başlayan migren tipleri de vardır. Sızının tek taraflı olması, gerilim tipinin sızıdan ayırt edilmesini sağlar. Migren hastalarının ortak özelliği, cemiyetten uzaklaşmak istemeleridir. Uyaranlara yakın olmak istemezler, kaçarlar.

Misalin; ışıktan, hengameden ve kokulardan rahatsız olurlar. Daha çok, serinkanlı bir yer bulup yatmayı isterler. Kısacası, sızıdan bir kaçış gidişatı mevzubahisidir. Dolayısıyla, kendilerini cemiyetten izole ederler.

Migreni tetikleyen etkenler

Bitkinlik, uykusuzluk, stres ana etmenlerdir. Oksijen azlığı da damarlarda genişleme yapabilir. Bu sebeple, lekeli civarlarda ve lekeli havada çalışanlarda daha fazla görülebilir. Yapılan istatistikler, bayanlarda daha fazla olduğunu gösteriyor. Kadın anatomisinin daha duyarlı olması bu vaziyete neden olabilir.

Şuursuz kullanılan ilaçlar migreni rehabilitasyon etmez

Hastalar baş sızısı var diye muhtelif analjezik ilaçlar, başka bir deyişle sızı kesici kullanırlar. Bu o kadar yo-ğunlaşır ki, artık migren olağanda ayda 4-5 defa geliyorsa, bu defa her gün gelmeye başlar. Başka Bir Deyişle günlük, süreğen baş sızısına dönüşür. Zira şuursuz kullanılan ilaçlar, migreni rehabilitasyon etmediği gibi, şeklini de değiştirir. Biz buna transformer migren diyoruz. Biçim değiştirmiş migren ile artık iş içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Bu anlamda bazı rehabilitasyon usulleri mevcuttur. Yapılan iş, sızı kesicilerin hepsini kesmektir. Rastgele ilaç almamak gerekir; yalnızca migrene müteveccih özel ilaçlar kullanılmalıdır.

Bunun yanında, sadece migreni tetikleyici etkenlere müteveccih rehabilitasyonlar da yapılabilir. Başka Bir Deyişle şahsın daha rahat, gevşek, stresten uzak bir biçimde konumlandırılması, şayet bu reelleştirilemiyorsa ilaçlarla yardım yapılması mevzubahisi olabilir. Akupunktur gibi, daha seçenek usuller de uygulanabilir. Akupunktur dışında da bir hayli seçenek metot kullanılmaktadır.

Migreni tetikleyici etkenlere müteveccih rehabilitasyonlar

Migren hastalarına bitirici tıp bağlamlı olarak ozon rehabilitasyonunu uygulanır. Hasta hekime bir hayli ilaç kullanmış olarak müracaat etiyor. Kullanmaya da devam ediyor ve bir cinsli baş sızıları geçmiyor. Ozonla kombine edilen bu rehabilitasyonlarda, baş sızıları kalıcı olarak ortadan kalkıyor. Aşinayı gibi ozon; etkin oksijen olduğu için toplardamarlarda büzüşme yapıyor. Ten oksijeni daha iyi seziyor ve dolayısıyla, oksijen koklamak dahi bazı nöbetlerde tesirli oluyor. Kandan verildiğinde, kanda aralıksız migreni yasaklayan bir rehabilitasyon biçimi olarak dikkat sürüklüyor. Yapılan çalışmalar, ozon rehabilitasyonunun %40 oranında migreni ortadan kaldırdığını ortaya koyuyor.

Rehabilitasyon süresi

Genellikle haftada 2 kere olmak üzere, 10 seans yeterli oluyor. Diğer bir usul olarak ise, botoks uygulamaları bulunuyor. Özellikle stres anında, insanda ilk evvel surat adaleleri gerilir. Bu gerilen surat adaleleri de, baş çevresindeki adalelerde migreni tetikleyici bir rol oynayabilir. Daha evvel, hoşluk emeliyle yapılan bazı botoks uygulamalarında, migreni olanlarda sızının eksildiği, nöbetlerin daha az geldiği, gelse dahi daha hafif geçtiği görülmüştür. Radyofrekans dediğimiz bir diğer usulle de bu asaplar devre dışı vazgeçilebiliyor.

Radyo frekansla yapılan harekâtlar ve botoks ile beraber cerrahi teşebbüsler son bulmuştur. Artık, tetikleyici etkenlere müteveccih kas hafifletmeleri, asap hürleştirmeleri yapılmıyor. Bunun yerine botoks yapılarak, o kasın kasılması yasaklanıyor. Böylece, tetikleyici bir rol oynamasının da önüne geçilmiş oluyor. Yalnızca ilaç rehabilitasyonuna bağlı kanılmıyor. Ozon, botoks, radyofrekans gibi seçenek usullerle değişik teşebbüslerde bulunarak; hastanın iyilik halini uzatmak ve hayat niteliğini artırılabiliyor.

  

Yorum Yazın