Migreni hafife almayın

Migreni hafife almayın

Yeni bir araştırma, son senelerde çokça incelenen inme ve migren ilişkisine dair belirtiler sunuyor. Migren inme için bir tehlike oluşturuyor; ancak bu tehlikeyi net olarak belirlemek için yeniden de daha detaylı araştırmalara gereksinim var.

Amerika Birleşik Devletleri Miami ve Columbia Üniversiteleri’nden bir araştırma takımı, inme ve suskun beyin enfarktları için, ehemmiyetli bir tehlike etmeni olarak öne sürülen migren hikayesinin ne kadar tesirli olduğunu inceledi. Yöntem olarak çok rakamda katılımcının beyin MRmanyetik titreşim görüntülerinin elde edilmiş olması, takımın bu mevzuya ciddi yatırım yaptığını gösteriyor. Geçmişte geçirilen inme ve damar hastalıklarını en doğru gösteren muayene, en azından şimdilik MR görüntülemesi. Çalışmada da migren hikayesi olan 104 birey ile olmayan 442 bireye ait beyin MR görüntüleri karşılaştırıldı. Yaş ortalamaları 71 olan katılımcılardan elde edilen bilgiler, inme ile alakalı öbür tehlike etkenlerini dışlayacak biçimde yine uyarlandığında bile, migreni olanların, olmayan grubun iki katı kadar suskun beyin enfarktına sahip olduğu görüldü. Suskun beyin enfarktından kast edilen, alana geldiği sırada, bir işlev kaybı ya da rastgele bir bulguya yol açmamış, bu nedenle da fark edilmemiş damar tıkanıkları ya da kanamaları. Bu tıkanıklık ya da kanamanın olduğu yerde beyin dokusu beslenemiyor ve can veriyor; ancak her zaman bir bulgu ortaya çıkmayabiliyor. Yeniden de bu damar hastalıkları ileride alana gelebilecek bir inme için tehlike etmeni.

Auralı-aurasız migren

Ayrıca çalışmaya katılan migren hastalarının çoğu aurasız migren hastası. Başka Bir Deyişle baş sızısından evvel bulantı, ışık çakmaları, makûs kokulardan rahatsızlık dinleme gibi şikayetlerin görüldüğü aura tablosunun eşlik etmediği migren hastaları. Tahlilcilere göre bu belirti, migrenin suskun beyin enfarktlarıyla ilişkisinde auranın kesinlikle lüzumlu bir rolü olmayabileceğine işaret ediyor. Oysa geçen seneye kadar araştırmalarda auralı migrenin ehemmiyetli bir tehlike etmeni olarak kabul edilebileceği gösterilmişti. Yeniden migren hastalarından oluşan grupta, inme için bir tehlike etmeni olan hipertansiyon da sık görülmüş; ancak belirtilere göre migrenle suskun enfarktların ilişkisi yüksek kan tazyikinden bağımsız olarak kurulabiliyor. Belirli ki, migren ve inme ilişkisini inceleyen çalışmalardaki paradoksları aydınlatmak için kapsamlı bir meta-incelemeye de gerek var.

Neticede, migren sızılarının sıklığını ve şiddetini önlemek, başka bir deyişle profilaksi, inme tehlikesini eksiltmekte ehemmiyetli olabilir mi suali gündeme geliyor. Bunun için ileriye dönük ve uzun vadeli çalışmalara gereksinim olsa da, eldeki belirtiler migren tipi baş sızılarının hafife alınmaması gerektiğini gösteriyor. Böyle bir vaziyeti olan fertlerin, inme ve damar hastalıkları ile alakalı öbür tehlike etmenleri açısından da daha dikkatli olmaları gerekiyor.

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.