Omurgaya hasar veren 7 tavır

17 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Omurgaya hasar veren 7 tavır

Sızılar 7’den 70’e hemen hepimizin peşinde. Kimimizin boynu, sırtı kimimizin beli, dizi hatta el bileği ağrıyor. Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Halil Algan omurgaya hasar veren 7 tutumu anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.

Günümüzde en yaygın şikayetlerin başında bel ve boyun sızıları geliyor. Öyle ki duruş bozuklukları, hareketsizlik ve fazla kilolar sebebiyle artık genç yaşlarda da kapımızı çalar hale gelen sızılar, hareketleri kısıtlıyor, en kolay işleri dahi yapmamızı eforlaştırabiliyor. Bireyin hayat niteliğini düşüren sızılarda önceliği boyun, sırt ve bel sızıları alıyor.

El, diz, bilek, dirsek sızıları derken liste uzuyor. Üç aydan uzun süren sızıların ‘kronik sızı’ olarak nitelendirildiğini belirten Dr. Halil Algan, ülkemizde de çok yaygın bir şikayet olan kronik sızılar sebebiyle Amerika Birleşik Devletlerinde her sene milyarlarca dolar iş eforu kaybı oluştuğunu söylüyor. Bu maliyetlerin eksiltilmesi emeliyle hastaların sızı kaynaklarının ‘operasyonsuz’ rehabilitasyon edilmesinin ön tasarıya çıkarıldığını vurgulayan Dr. Algan “Devletin siyaseti kronik sızıların yarattığı iş eforu kaybını en aza indirmek; zira bir hayli hasta operasyon gerekmediği halde, yalnızca sızılarından kurtulabilsin diye afaki yere operasyon ediliyor. Hastalar bu operasyonlar sebebiyle uzun zaman işinden ve sosyal hayatından uzak kalırken sıhhat tüketmeleri çoğalıyor. Bu sebeple Amerika Birleşik Devletlerinde Sızı Rehabilitasyonu Kısımları bel ve boyun fıtıklarının rehabilitasyonunda çok ehemmiyetli bir yere sahip” diyor.

Bel, sırt ve boyun sızıları başı sürüklüyor

En fazla şikayetin bel, sırt ve boyun sızılarından olduğunu, hastanın sızı hikayesi ve günlük hayatında sızı sebebiyle zorlandığı hareketlerin tanımlanarak doğru teşhis konulmasının kritik ehemmiyet taşıdığını belirten Dr. Algan “Misalin yatağını düzenleyebiliyor mu; suratını rahat yıkayabiliyor mu; kundurasını giyebiliyor mu; alışverişe gidebiliyor mu; hatta rahatça giysilerini giyebiliyor mu? Kapsamlı bir tetkik ve muayene yapılmadan, ‘Senin belinde fıtık var; operasyon ol. Hepsi geçer’ denilemez. Üstelik tek başına MR neticeleri de yanıltıcı olabilmektedir. Hastada şayet bel fıtığı teşhis edildiyse ve bacağında sızı dinlemiyorsa, güç kaybı yoksa, yalnızca MR neticesine bakarak operasyon kararı vermek doğru değildir” diyor. Dr. Algan ülkemizde her sene on binlerce hastanın, doğru seçilmiş sızı rehabilitasyonu usulleri ile sızısız bir hayata kavuşabileceğini vurguluyor.

Nelere dikkat etmeli

Hastanın varsa fazla kilolarını vermesi, yürüyüş yapması, yüzmesi ve günlük hayatında bel ve omurgasını yanlış kullanmaması kritik ehemmiyet taşıyor.

Peki, günlük yaşantımızda hangi yanlışlar omurgamıza hasar veriyor, bel, boyun ve sırt sızıları derken sızılarımızı artırıyor?

1- Hareketsiz hayat stili: Büyüyen teknolojinin de tesiriyle 7’den 70’e hareketsiz hayat stili gitgide yaygınlaşıyor. Hareketsiz hayat stili omurgayı bütün anlamıyla vuruyor! Dr. Halil Algan, 90 yaşında bir hastasından misal vererek kumpaslı tempolu yürüyüşün ehemmiyetini vurguluyor: “Yaşamı süresince kumpaslı tempolu yürüyüş yapmış olan 90 yaşındaki bu hastamın omurga radyolojik görüntüleri, kendisinin yarı yaşındaki şahıslardan çok daha iyi gidişatta idi.”

2- Fazla kilolar: Fazla kilo omurgadaki disklerin tazyikini ve yükünü artırırken, rehabilitasyonu da eforlaştırıyor. Fazla kilolardan kurtulmak ve kumpaslı yürüyüş yapmak, omurgaya binen yükü yok denecek kadar eksiltiyor.

3- Yumuşak yatak: Kimi zaman televizyon karşısında yumuşak bir koltuğa uzanıyor saatlerce aynı pozisyonda kalıyoruz. Ama yanlış yapıyoruz. Çünkü gerek oturmak gerekse uyumak için yumuşak yatak omurga sıhhati açısından son derece hasarlı. Doğru yatak tercihi sızılarla çabada en iyi rehabilitasyonlardan biri. Dizlerin arasına ve altına yastık koymak da basıyı eksilterek bireyi gevşetiyor.

4- Uzun zaman ayakta kalmak: Ayakta değişmez durulduğunda omurga disklerindeki tazyik olağanın 4-5 kat üzerine çıkıyor. Hele de uzun zaman aynı pozisyonda ve ayakta durmayı gerektiren işlerde, omurgadaki diskler daha acele eskiyor. Bel ve boyun kaynaklı sızılar daha sık görülüyor. Ütü yaparken dahi ağırlık verdiğimiz bacağımızı sırasıyla değiştirmek gerekiyor.

5- Dizi kırmadan öne eğilmek: Yapılan en büyük yanlışlardan biri de dizlerimizi kırmadan öne doğru eğilmek. Zira bu gidişatta bel ve boyun omurgamızdaki disklerin tazyiki 6-7 kat çoğalıyor. Yerden bir şey almamız gerektiğinde dizimizi kırarak eğilmek çok ehemmiyetli.

6- Uzun zaman aynı pozisyonda oturmak: İnsan bedeni kesintisiz olarak hareket etmeye göre yapılandığı için azami disk içi tazyik, kesintisiz oturanlarda görülüyor başka bir deyişle büro çalışanlarında. Bu sebeple büro çalışanlarının 20-30 dakikada bir masa başından kalkıp bir gezmesi gerekiyor. Omurga kaynaklı uzun süren sızılar kronik sızılar çoğunlukla masa başı çalışanlarda görülüyor.

7- Çok yüksek topuklu kundura: Çeşit çeşit modelleri ve renkleriyle cezbeden yüksek topuklu pabuçlar, kesintisiz giyildiğinde omurga sıhhati açısından son derece hasarlı. Ayakların rahat bir konumda olması ve öne doğru baskı yapılmaması gerekiyor. Otururken de ayaklar yere tabanın tümü ile basılmalı. Aksi halde bel, kalça ve dizlerde yapısal bozulmalar ve kronik sızılar başlıyor.

  

Yorum Yazın