Panik hücum ile baş etkenin yolları

Panik hücum ile baş etkenin yolları

Psikolog Fatih Sönmez panik hücum ile alakalı sualleri cevapladı.

“Kalp krizi geçiriyorum, sanırım can veriyorum!”

Panik hücum, beklenmedik bir anda kendiliğinden ortaya çıkan, bireyde fobi ve sıkıntılılık yaratan panik nöbetleriyle izleyen bir hastalıktır. Hastanın yaşadığı yoğun kaygı ve evham ile birlikte özellikle riskte olduğu hissi, hastalığın muayenehane görünümünü oluşturur.

Kimilerimiz duygularını ifade etmekte eforluk sürükler ya da ifade edemez. Özellikle olumsuz duyguların laflı ya da fiziksel biçimde yansıtılamadığı vaziyetlerde, mevzubahisi duygular bilinçaltında depolanarak, en minik bir stres sebebiyle tetiklenip panik hamleye ya da değişik psikolojik rahatsızlıklara neden olabilirler. Panik hücum, çoğunlukla sebepsiz bir biçimde ortaya çıkar ve en tipik özelliklerinden biri de vefat fobisidir. Hücum esnasında tıpkı kalp krizi geçiriyormuş gibi bireyin kalp atışları süratlenir, aldığı soluk beceriksiz geliyormuş hissiyle derin derin, sık sık soluklar almaya başlar ve kalp krizi eşi bir muayenehane tablo sergiler. Fakat evham etmeye gerek yok! Zira bu bir kalp krizi değil, yalnızca panik hücum! Dolayısıyla hayatınız ve sıhhatiniz güvende, gevşeyin…

Panik hücum bulguları

Çarpıntı, kalbin sert ve fırlayacakmış gibi atması,
Terleme, ateş basması, bazen de üşüme,
Titreme,
Soluk almada eforluk, boğulma fobisi, tıkanma,
Baş dönmesi, bayılacağını düşünme,
Bulantı, geğirme, karın sızısı sürükleme,
Soluğun kesilmesi, aldığı havanın yetmediğini düşünerek derin soluklar alma,
Göğüs sıkışması ve göğüste sızı,
Kendini sezememe, kendine yabancılaşma, idrak etme eforluğu,
Etrafın asıl olmadığını düşünme derealizasyon,
Vefat fobisi,
Delireceği görüşü ve hissi,
Başkasına hasar vermekten dinlenen yoğun fobi,
Bedende anlaşma, karıncalanma vs…

Panik hücum teşhisi konulduktan sonra rehabilitasyon edilebilmesi olası olan bir hastalıktır

Pek çok panik hücum hastası, mevcut hastalık bulgularının psikolojik orijinli olduğunu düşünemediğinden ya da kabullenemediğinden, sağlık kurumuların acil servislerine müracaat etirler. Mevcut bulgular kalp krizi ya da solunum eforluğu gibi yaşamı tehdit eden hastalıklarla karıştırılabildiği için bu hastalıkların teşhisine müteveccih tüm testler yaptırılır; fakat hiçbir test neticesinde bu ciddi hastalıkları doğrulayan bir netice tespit edilemez. İşte bu noktada panik hücum akla gelerek, hasta uzman bir psikiyatr veya psikoloğa yönlendirilir.

Panik hamlenin teşhisi konulduktan sonra rehabilitasyonunun olası olduğunu söyleyen Psikolog Fatih Sönmez, panik hücum esnasında hastanın neler yapması gerektiğini şöyle anlatıyor: “Hastalar panik hücum krizleri esnasında genellikle sağlık kurumuların acil servislerine gitmeyi seçim ederler. Fakat bu davranış panik bozukluğun daha çok köklenmesine ve bireyin fobiden korkmasına neden olur. Panik bozukluğu olan ferdin evvel bunun psikolojik bir rahatsızlık olduğunu ve kalp krizi geçirmeyeceğini öğrenmesi gerekir. Ardından burnundan yavaş ve derin soluklar alıp ağzından vererek, bunu muhakkak bir süre yinelemelidir. Zihni kabinde ve bedeninde olmamalıdır. Panik hücum esnasında bunları yapmak ve uygulamak güç olabilir. Ama bunlar uygulandığı takdirde bireyi serinkanlılaştırmaya destekçi olur ve fert içinde bulunduğu gidişatı hakimiyeti altına alabildiğini gördükçe rahatlar ve hastalığın kendi hakimiyetinde olabileceğini görür.”

Panik hücum ve panik bozukluk aynı şeyler değildir

Uzmanımız panik hücum ve panik bozukluğun birbirleriyle iletişimli olan, fakat birbirinden farklı olan iki rahatsızlık olduğunu vurguluyor. Panik bozukluğu, panik hücumu bir veya birden fazla kere tecrübeleyen hastalarda görülen sakınma tavırları olarak özetleyen Sönmez, hastanın bir daha panik hücum yaşamamak için konuttan dışarı çıkmaması, konutta yalnız kalmaktan sakınması, devamlı tedbirler alması, kendini heyecanlandırabilecek tüm vaziyetlerden sakınması gibi tavırların panik bozukluğa işaret ettiğini söylüyor. Panik bozukluğun ise hastanın hayatını kısıtlayıp kısırlaştırarak hem kendine, hem etrafına dinlediği güven duygusunu eksilttiğini ve yaşamdan alması gereken hazzı yasakladığını vurguluyor.

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.