Pankreas irini en çok safra kesesi taşına bağlı

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Pankreas irini en çok safra kesesi taşına bağlı

Safra kesesi taşı sık tesadüfülen sıhhat problemlerinden biri. Türkiye’de görülme oranı popülasyonun %10’u etrafında. Bir öbür deyişle her 10 şahıstan birinde safra kesesi taşı bulunmakta. Safra kesesi taşları karın sızısına, akut safra kesesi cerahatine ve akut pankreatite neden olabilir. Kese taşlarının karmaşıklıkları içerisinde en riskli olanı akut pankreatittir.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer, Safra Yolları ve Pankreas Cerrahi Birimi öğretim azası Prof. Dr. Kaan Karayalçın “Akut Pankreatit” ‘i anlattı.

Pankreas irini yangısı olarak da adlandırılan akut pankreatit ülkemizde en sık safra kesesi taşlarına bağlı olarak oluştuğunu belirten Dr. Karayalçın, safra kesesinden ana safra kanalına düşen taşların, pankreatit kanalını geçici olarak tıkadığına ve bunun pankreatite yol açabileceğine dikkat çekti.

Bilier pankreatitseniz safra kesesi operasyonu olmanız koşul

5 ile 7 günlük sağlık kurumu uyuyuşu ile hakimiyet alınan pankreatit, safra taşına bağlı olan pankreatitlerin tekerrür büyümemesi için safra kesesi operasyonunu gerektirmektedir. Pankreatit teşhisi sonrası hastaların safra kesesi operasyonu olmamasının kusurlu bir uygulama olduğunu vurgulayan Prof Dr. Kaan Karayalçın, pankreatit rehabilitasyonunun hemen ardından safra kesesi taşı operasyonunun ertelendiğini ya da hiç yapılmadığının altını çiziyor. Pankreatit teşhisi sonrası hakimiyet altına alınan pankreatitin yinelememesi için safra kesesi operasyonunun alınabilecek en ehemmiyetli önlem olduğunun da bilgisini paylaşıyor.

Safra kesesi alınmaz ve pankreatit tekerrürlerse ne olur?

İlk saldırının problemsiz atlatılması ikincisinin de aynı biçimde izleyeceği anlamına gelmediğini belirten Karayalçın, ilk pankreatit hamlesini hastaların çoğunluğunun safra kesesi taşlarının farkında olmadan atlattığını kaydoldu. Dr. Karayalçın ayrıca ikinci saldırının olmasını yasaklama ve hayatı tehdit eden bir hastalıktan kurtulma imkânı varken bunu değerlendirmemenin doğru bir yaklaşım olmadığının da altını çizdi.

  

Yorum Yazın