Piknikçilere Kırım-Kongo ihtarı

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Piknikçilere Kırım-Kongo ihtarı

Yrd. Doç. Dr. Hülya Çaşkurlu, piknikçileri ve tarlada çalışacak yurttaşları Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı uyardı. Çaşkurlu, özellikle İç Anadolu olmak üzere kırsal kesimlerde Kırım-Kongo hadiselerine tesadüfülebileceğini, yurttaşların temkin alması gerektiğini vurguladı.

Yaz mevsiminin gelmesiyle pikniğe giden yurttaşların rakamı da çoğalmaya başladı. Aynı zamanda çiftçilikle uğraşanlar da tarlaların yolunu yakaladı. Geçtiğimiz senelerde görülen kene riski de en çok bu yurttaşları tehdit ediyor. Fatih Üniversitesi Hastanesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hülya Çaşkurlu, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı yurttaşlara ihtarlarda bulundu.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin ülkenin belirli bölgelerinde, özellikle Karadeniz, Orta Karadeniz, Sivas, Yozgat, Gümüşhane, Bayburt gibi yerlerde görüldüğüne dikkat sürükleyen Çaşkurlu, “Özellikle bu bölgedeki insanların dikkat etmesi gerekiyor. Hayvan sığınaklarında kene olmaması gerekiyor. Sarih yerlere, piknik alanlarına gidip geldikten sonra bedende kene var mı diye bir bakmakta fayda var. Şayet ki bir kene varsa, bu kenenin en kısa zamanda bedenden uzaklaştırılması gerekli. Ancak bunu elle tutarak yapmamak gerekli. Bir pens takviyeyi ile bir vidayı sağa sola çevirir gibi kendimiz çıkarabiliriz. Keneleri çıkarırken üzerine sigara, içki, kolonya gibi şeyler damlatmamamız gerekli” dedi.

Piknik alanlarına ve tarlalara giderken yurttaşların uzun kollu kıyafetler giymesi gerektiğini vurgulayan Çaşkurlu, “Tarlada çalışanların, hayvanlara bakanların pantolonlarını çoraplarının içine, başka bir deyişle bedende sarih alan vazgeçmemeleri gerekiyor. Hayvanların barındıkları yerlerin sıkça ilaçlanması gerekli. Yeniden hayvanlara da ilaç bunalması gerekiyor, kene gelmesin diye” biçiminde konuştu.

Kene soktuktan sonra Kırım-Kongo olana kadar 10-13 gün vakit geçtiğini anlatan Çaşkurlu, “Şayet bu vakit içerisinde yüksek ateş, ishal, kusma, baş sızısı olursa da kesinlikle sıhhat kuruluşuna müracaat etmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Marmara’da görülmedi

Sıhhat Bakanlığı’nın eskiki senelerde Marmara Bölgesi’ndeki keneleri toplayıp analiz yaptığını andırdıran Çaşkurlu, bu virüsü taşıyan kenelere tesadüfülmediği bilgisini verdi. Çaşkurlu, “Bu bölgedeki kenelerde öyle bir risk yok. Ama yeniden de kene soktuğu zaman en erken bir müddette onu bedenden uzaklaştırmak gerekiyor” söylemesinde bulundu.

Çaşkurlu, mevzubahisi hastalığa ait de şu bilgileri verdi: “Biz bu hastalığı neden 2002 senesinden beri daha sık görüyoruz’ dersek, bunda abuhava farklılığının rol oynadığı söyleniyor. Mevsimlerin daha sıcak olmasının tesiri var. Saydığımız bölgelerdeki abuhava koşullarının buna daha uygun olması sebebiyle bu virüsü taşıyan kenelerin çoğaldığı söylenmekte. Yapılan gayretler neticesinde son senelerde kırım Kongo hastalığındı eksilme görülmüştür. Kırım-Kongo’da vefat oranı da yüzde 30’dur. Her hasta can verecek diye bir şey yok. Ancak bu hastalığa müteveccih özel bir ilaç yok. Sınanan ilaçlar var ancak virüsü öldüren henüz bir ilaç bulunmamakta.”

Sıhhat personeli dikkatli olmalı

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi taşıyan hastaların rehabilitasyonu sırasında sıhhat personelinin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Çaşkurlu, şu ihtarlarda bulundu: “Bu virüs hayvanlara bulaşsa da hastalık oluşturmuyor. Hayvana yapışan kenenin bedeninde bulunuyor. İnsandan insana bulaşma olabiliyor. O da daha çok sıhhat personeline. Bu hastalara bakarken, o hastanın kanıyla, beden salgılarıyla, serumuyla temas edenlere de bulaşabiliyor.”

  

Yorum Yazın