Reflü şikayetleriniz son bulsun

Reflü şikayetleriniz son bulsun

Reflü, zaman zaman pek çok insanda görülebilen natürel bir hadisedir; ancak hastalık ebadına gelip hayat niteliğini bozmaya başladığında kesinlikle rehabilitasyon edilmelidir. Şuursuz ilaç kullanımı ve afaki harekâtlar daha ciddi neticelere neden olabileceği için tanı ve rehabilitasyon sürecinde son derece dikkatli olunmalıdır. Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Genel Cerrahi Kısmı Doç. Dr. Tamer Karşıdağ, reflü cerrahisi hakkında bilgi verdi.

Öksürük, ses kısıklığı ve göğüs sızısı görülebiliyor

Şahısta göğüste yanma ve ağıza acı su gelmesi reflü gibi şikayetler varsa reflü hastası olma ihtimali vardır. Ancak bu olağan ikili yanında, hastalarda “minör belirtiler” denilen başka bulgular da olabilmektedir. Bunlar öksürük, ses kısıklığı, orta kulak cerahati, astım, yineleyen farenjit/larenjit, diş çürükleri, yemek borusunda daralma, boğazda tıkanma hissi, kalple alakalı olmayan göğüs sızısıdır. Hastalığın tanısı sadece bu belirtilere bakılarak değil reflü ile beraber göğüste yanma hissi ve 24 saatlik pH monitörizasyonu ismi verilen bir laboratuvar çalışması ile konulmaktadır.

Reflü hastalığının rehabilitasyonu için “altın yarıyıl” kaçırılmamalı

Reflü bir hastalık haline geldiğinde, sindirim sistemindeki yapıların henüz bozulmamış olduğu ve medikal rehabilitasyonla; başka bir deyişle ilaç, perhiz ve tekliflerle bu yapıların korunabildiği bir yarıyıl vardır. Bu “altın yarıyıl” kaçırılırsa rehabilitasyonu cerrahidir. Bu, çok kısa bir süreç değildir. Ancak iyi bir rehabilitasyon ve takip gerektirmektedir. Bu yarıyıldaki hastalar, çoğunlukla cerrahi bir teşebbüse lüzum dinlemeden zafer ile rehabilitasyon edilebilmektedir.Majör ve minör belirtilerin uzun müddet gözardı edilmesi ile veya eksik rehabilitasyon usulleri ile bu yarıyıl kaçırılabilmektedir. Sonrasında cerrahi düzenlemelerin yapılması gereken bir evre gelmektedir. Medikal rehabilitasyonun eksik olması dışında uzun süreli ilaç rehabilitasyonunu yalanlayan hastalarda da cerrahi rehabilitasyon düşünülür. Reflü hastalığı bazen ender görülen adale hastalıklarına da bağlı olarak görülebilir. Bu hastalarda cerrahi, bir rehabilitasyon usulü değildir. Dikkatli olmak gerekir.

Cerrahi usul şikayetleri sonlandırıyor

Hastanın kasvetlerini eksiltmek için ve yutağın alt kısmının mide içeriği ile devamlı tahriş olması neticeyi büyüyebilecek makûs mizaçlı başkalaşımları görüldüğünde cerrahi gerekmektedir. Bunun yanında kullanılan ilaçlarla hastalığın belirtileri hakimiyet edilemiyorsa, ilaçlarla çok iyi hakimiyet edilen hastalar bir seferlik rehabilitasyon istediğinde, “Barrett ösofagus” sınan yutağın alt kısmındaki mukozal yapıda farklılık varsa, ösofagus dışı belirtiler varsa, genç hastalarda, hasta ilaçlarını kumpaslı almıyorsa, osteoporozu olan menopoz sonrası yarıyıldaki bayanlarda medikal rehabilitasyonun maliyetini düşürmek için cerrahi rehabilitasyon gerekir.

Cerrahinin uygulanamadığı vaziyetler

· Hastanın genel anestezi alamayacak gidişatta olması

· İleri kalp veya akciğer hastalıkların varlığı

· Kanda pıhtılaşma bozukluğu olması vaziyeti

· Portal hipertansiyon hastalığı varlığı

Reflünün kapalı operasyonla rehabilitasyonu olası

Günümüzde geçerli usul laparoskopik olarak yapılan teşebbüslerdir. Başka Bir Deyişle hastanın karnında geniş bir kesi yapmadan 5-10 mm’lik deliklerden girerek, ince çubuklar kullanarak bu hastalığın cerrahi rehabilitasyonu yapılmaktadır. Yutağın alt kısmında diyaframdan gelen adalelerin daraltılması ve midenin üst cebinin yutak çevresinde çevrilmesi, mide girişinden yukarıya akışkan, katı veya gaz içeriğinin kaçmasını eksiltmeye katkıda bulunur. Bu usulle bozulmuş olan yutak-mide geçişi zaferli bir biçimde onarılabilir. Hasta tercihinin doğru yapılmadığı yarıyıllarda cerrahinin zaferinin daha düşük olduğu öğrenilen bir asıldır. Ancak uygun hasta tercihleri ile beraber ve cerrahi usullerin doğru uygulandığı merkezlerde ise zafer oranı oldukça yüksektir.

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.