Ses kısıklığı tiroit habercisi olabilir

17 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Ses kısıklığı tiroit habercisi olabilir

Bedene enerji depolayan tiroit bezleri, aynı zamanda sıhhatli bir beden için lüzumlu hormonları üretiyor. Kimi zaman hormonların imalindeki bir bozukluk tiroit hastalıklarına yol açarak, başta ses kısıklığı olmak üzere; halsizlik, saç dökülmesi, kilo alma ve verme gibi şikayetlerle kendini gösterebiliyor. Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Erol Bolu, tiroit hastalıkları ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

İlerleyen tiroit rahatsızlığı sesinizi kısabilir

Hayatsal işlevler için büyük ehemmiyet taşıyan T3 ve T4 hormonlarının yapımında oluşan bir bozukluk tiroit hastalıklarına neden olabilmektedir. Bu bezin fazla ya da az çalışması bir hayli bulguyla kendini gösterebilir. Bu sebeple tiroit işlevlerinin gidişatına ait T3 ve T4 hormonlarının kumpaslı olarak hakimiyet edilmesi gerekir. Ses kısıklığı, tiroit hastalığının ileri düzeylerinde görülen bir bulgudur. Oysa ilk düzeylerde pratik bir kan analiziyle tanı konulabilmektedir.

Ellerde titreme ve terleme olabilir

T3 ve T4’ün yüksek, TSH seviyesinin ise düşük olduğu tablo “hipertiroidi” olarak belirlenmektedir. Bireyin iştahlı olmasına karşın kilo kaybı yaşaması, özellikle istirahatte çoğalış gösteren nabız rakamının 100 ve üzerine çıkması, terleme, ellerde titreme, uyku ve adet kumpassızlıkları hipertiroidi bulgularıdır. Tiroit bezinin az çalışması haliyse “hipotiroidi” olarak ifade edilir. Bu tabloda, T3 ve T4 üretilemezken, TSH hormonu daha yüksek oranda salınmaktadır. Hastada kilo alma, bitkinlik, bunalım, cilt kuruluğu, saçlarda kırılma ile adet kumpassızlıkları görülür.

Hormon seviyesi ehemmiyetli

Bu iki hastalıkta ayırıcı tanı TSH hormonudur. Şayet TSH yüksekse hipotiroidi, düşükse hipertiroidi mevzubahisi olur. Bir değişik fark da yapısal bozukluklardır. Tiroit bezinin gelişmesi neticeyi guatr ortaya çıkar. Guatrlar, nodüllü ve nodülsüz olmak üzere ikiye parçalar. Nodülsüz guatrda genel bir gelişmeden laf edilir. Bu vaziyet yutma eforluğu ve ses kısıklığına yol açabilir. Bu bulgulara nodüller neden olmaktadır. Tiroidin büyüklüğü ve nodülün yaptığı basıyla orantılı olarak ses kısıklığı giderek şiddetlenmektedir. Hastanın sesi her gün giderek daha çok kısılarak, frekansını kaybeder. Bu nodüller, yutma refleksini ve sesi hakimiyet eden asaplara yakındır. İleri aşamada ortaya çıkan ses kısıklığı ise ciddi bir meseleye işaret etmektedir.

Şikayetlerle ilk karşılaştığınızda geçmesini beklemeden hekime gidin

Hastaya öncelikle fiziki tetkik ve ultrason yapılmalıdır. Ultrasonda; nodülün kişiliği, büyüklüğü ve etraf dokuyla olan ilişkisi, ses dalgalarını yakalayıp yakalamaması ile bunun niteliği, kanlanmanın gidişatı, nodülün iyi ya da makûs mizaçlı olmasına dair bir hayli bilgiye erişilir. Bunu kavramak için kullanılan en esas usul ise; ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Fiziki tetkikte ele gelen, ultrasonda da teyit edilen iyi mizaçlı nodüller dört-altı aylık takiplerle hakimiyet edilmelidir. Şayet bir farklılık yoksa takip vaktinin uzatıldığını; ancak kuşkulu bir nodülse ince iğne ile biyopsi yapılarak, sitolojik olarak araştırılmaktadır. İstenmeyen bir vaziyetle karşılaşılması veya nodülün en baştan makûs mizaçlı olduğunun anlaşılması halinde de cerrahi uygulanmaktadır.

Her şartta kumpaslı takip koşul

Tiroit hastalıklarının rehabilitasyonunda cerrahi dışı usuller de sıklıkla kullanılmaktadır. Bazı nodüller ilaçlı ya da ilaçsız olarak emin periyotlarla takip edilmektedir. Hipertiroidiye yol açan nodüllerin bir kısmının sıcak nodüllerdir ve hormon salgıladığı için hastalara radyoaktif iyot önerilmektedir. Nodüller tamamen ortadan kalkmasa da radyoaktif iyot uygulaması ebatlarını küçültebilmektedir. Tiroit kanseri gündeme geldiğinde ise tek alternatif cerrahi olmaktadır. 1 cm ve altındaki ufak tiroit urlarında, şayet tek nodül varsa yalnızca o bölgenin çıkartılması yeterlidir. Hasta sonrasında ultrasonla takip edilmelidir. Kumpaslı takiple hakimiyet altında yakalanan tiroit hastalıkları, hayatsal meselelere neden olmamaktadır.

  

Yorum Yazın