Sütun kanserine neden olan etmenler

Sütun kanserine neden olan etmenler

Millet arasında kalın bağırsak kanseri olarak öğrenilen sütun kanseri, ülkemizde en sık görülen kanserler arasında 3. sırada bulunuyor. Kalın bağırsakta polip varlığının erken yarıyılda tespit edilmesi ve rehabilitasyon tasarılaması yapılması hastaların hayat niteliği ve zamanını artırıyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Tolga Aliyazıcıoğlu, sütun kanserinin bulguları ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Bulguları umursamama etmeyin

Dünyada her sene 750 bin, ülkemizde ise 5 bin şahsın yaşamını kaybettiği sütun kanseri geçmeyen halsizlik, söylenemeyen kilo kaybı, ishal ve kabızlık ile kendini gösterebilmektedir. Ayrıca her zaman basmakalıp bir kalınlıkta gelen büyük abdestin incelmesi, makat ve büyük abdestte kan görülmesi, yumurta akı görünümlü salgı gelmesi, bağırsakta tıkanma, karında şişlik ve sızı gibi bulgular sütun kanserinin en ehemmiyetli belirtileri arasında bulunmaktadır.

Sütun kanserlinin sebepleri ve tehlikeleri

Sütun kanserine çoğunlukla ufak, kanser olmayan adenomatöz polip denilen lezyonlar kaynak olmaktadır. Tüm polipler kansere dönüşmez ancak bulgu vermedikleri için tespit edildiklerinde kesinlikle çıkartılması gerekmektedir. Bir Hayli hastada sütun kanserinin kaynağı belirli değildir. Ancak tüm kanserlerde olduğu gibi sıhhatli hücre Deoksirübo Nükleik Asidinde olan zararlar sütun kanserine de neden olmaktadır.

Sütun kanseri tehlikesini artıran nedenler şöyle sıralanmaktadır:

– Yaş: Genç yaşlarda da görülebilen kolan kanseri sıklığı, yaş ilerledikçe özellikle de 50 yaşından itibaren çoğalmaktadır.

– Beslenme: Nebatsal lif oranı düşük ve yüksek yağlı beslenme sütun kanseri tehlikesini yükseltmektedir.

– Daha evvel öğrenilen sütun polipleri bulunması: Evvelden kolonoskopik olarak sütun polibi çıkarılan hastalar kesinlikle muhakkak aralıklarla hakimiyetlerini yaptırmalıdır.

– İnflamatuar bağırsak hastalığı: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı olanlarda kolorektal kanser büyüme tehlikeyi daha yüksektir.

– Genetik olan anne-baba, kardeş veya çocuğunda sütun kanseri olan bireylerde yüksektir.

– Hareketsiz fiziksel etkinlikten uzak hayat kanser tehlikesini artırmaktadır.

– Işınıma maruziyet: Başka bir hastalık sebebiyle prostat kanseri, serviks kanseri ve vagina kanseri pelvik radyoterapi uygulanan hastalarda tehlike daha yüksektir

– Sigara ve içki kullanımı bir hayli rahatsızlığa neden olan sigara ve içki sütun kanserini de tetiklemektedir.

– Obezite, çağımızın en ehemmiyetli sıhhat meselelerinden birisi olan fazla kilo tüm kanser cinsleri gibi kolan kanserine de neden olabilmektedir.

50 yaşından sonra kolonoskopi yaptırmayı umursamama etmeyin

Ailesinde daha evvel kolorektal kanser görülenlerin şahıslar kalıtsal ve genetik etkenler sebebiyle tehlike altında bulunmaktadır. Ailesinde sütun kanseri olan şahısların, akrabasında kaç yaşında sütun kanseri tespit edilmişse bundan en az 10 sene evvel kolonoskopi yaptırmaya başlaması gerekmektedir. Ailesinde sütun kanseri öyküsü olmayan ve rastgele bir şikayeti bulunmayan şahısların ise 50 yaşında kesinlikle kolonoskopi yaptırması, her 5 senede bir ise bu harekâtı yinelemesi gerekmektedir. Tüm bunların dışında bazı ihtiyatların alınması da bereketli olacaktır.

– Nebatsal lif oranı yüksek besinler seçim edilmeli

– Doymuş yağ oranını eksiltilmeli

– Sigara, içki ve eşi maddelerden uzak durulmalı

– Günde en az 30 dakika egzersiz yapılmalı

– Fazla kilolardan korunmalıdır.

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.