Uyku apnesi yaşam niteliğini düşürüyor

30 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Uyku apnesi yaşam niteliğini düşürüyor

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metin Özkan, iş performansının düşmesine veya dikkat bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olan, hatta trafik kazalarına kadar taban hazırlayabilen uyku apnesi hastalığının tanı ve rehabilitasyon süreciyle alakalı bilgi verdi.

Hastaların hayat niteliği oldukça düşüyor

Uyku apnesi, uyku sırasında soluğun durması veya yüzeysel hale gelmesidir. Bu soluk durması gece süresince kezlerce yineleyebilmekte ve birkaç saniyelik müddetlerden bazen bir iki dakikalık vakitlere kadar uzayabilmektedir. Uyku sırasında, üst solunum yolunun sarih kalmasını sağlayan adalelerde rahatlama, dil kökü veya yumuşak damağın veya fazla gelişmiş bademciklerin hava yolunu tıkaması neticeyi bireyin en az 10 saniye soluk alamaması gidişatı, “tıkayıcı uyku apnesi” obstrüktik uyku apnesi olarak adlandırılmaktadır. Bu esnada solunum gayreti devam eder, bir vakit sonra çoğalan solunum gayreti beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan birey, hengameli bir homurdanma ile yine soluk almaya ve horlamaya başlar.

Yalnızca erişkinlerde değil çocuklarda da görülüyor

Uyku apnesi genellikle rutin tetkiklerde tespit etilemediği için tanısı geç konulmakta veya anlaşılamamaktadır.

Hastalığın teşhis ve rehabilitasyonu için; erişkinlerde ilaçlarla hakimiyet edilemeyen hipertansiyon ve şeker, sabah bitkin uyanma, baş sızısı, gözlerde kanlanma, uykuyu alamama ve özellikle horlama gibi bulgulara dikkat edilmelidir. Uyku apnesi meseleyi sadece yetişkin fertlerde değil; fazla kilolu, büyük bademcikleri ya da geniz eti olan çocuklarda da görülebilmektedir.

Hastalığın çocuklardaki bulguları ise; horlama, soluk alırken zorlanma ve gün içinde cansız ya da hiperaktif tavırlardır.

Polisomnografi sayesinde bir gecede tanı konulabiliyor

Uyku apnesinin tanısı polisomnografi testi ile konulmaktadır. Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp sürati, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü temeline sabretmektedir. Bu operasyon için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekmektedir. Operasyon sırasında bedenin muhtelif noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılmaktadır. Sabaha kadar alınan bu kayıtlar araştırılmasıyla, uyku müddetince solunumun kaç kez durduğu, ne kadar vakit ile durduğu, durduğunda oksijen kıymetlerinin ve kalp süratinin nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi bir hayli parametreye bakma olanağı sağlanmaktadır. Bunun dışında alınacak kolay ehemmiyetler sayesinde uyku apnesi önlenebilir. Hastalık için değiştirilebilir tehlike etkenlerinden en ehemmiyetlisi obezitedir. Hastalık kilo vererek %50 oranında eksiltilebilmektedir. Ayrıca, içki ve uyku ilaçlarından sakınarak, sigarayı vazgeçerek ve sırt üstü uyumayı önleyerek rahatsızlığı eksiltmek muhtemeldir. Burun sarihliğini sağlayan spreyler veya esnek bantlar da horlamayı eksiltmekte fakat uyku apnesi rehabilitasyonu için yeterli olamamaktadır.

Aygıtla rehabilitasyon sayesinde horlama meseleyi ortadan kalkıyor

Hastalığın orijinal rehabilitasyonu, hava yolunu sürekli sarih yakalayacak biçimde tazyikli hava veren makinelerin kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP pozitif hava yolu tazyiki aygıtları üst hava yollarının uyku sırasında sarih kalmasını sağlayarak apneyi önlemektedir. Gece süresince surata sıkıca oturan silikon bir maskeyle tazyikli hava veren bu aygıtlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna karşın, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar makineyi basitlikle kabul etmektedir. Hastaya hangi aygıtın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya asgari rakama indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir. Aygıtla rehabilitasyonun ardından uyku apnesi meselesinden kurtulan bireylerin hayat nitelikleri yine yükselmektedir.

  

Yorum Yazın