Uzun süreli anksiyete kalbi negatif etkiliyor

29 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Uzun süreli anksiyete kalbi negatif etkiliyor

Anksiyete cemiyetlerde en sık görülen ruhsal bozukluk, öyle ki her 10 bireyden birinde anksiyete bozukluğu görülüyor.

Bayanlarda daha yüksek olan bu oran, her 7 bayandan birinde anksiyete bozukluğu olarak ortaya çıkıyor. Buna rağmen ne yazık ki bu hastaların çok azı rehabilitasyon için müracaat etiyor. Amerika’da hastaların üçte biri rehabilitasyon alırken Türkiye’de daha az rakamda hasta rehabilitasyon alabiliyor. Oysa anksiyete rehabilitasyonu muhtemel bir hastalık.

Uzun süren anksiyete kalbe hasar veriyor

Ünlü Amerikan tıp mecmuası Stroke’un son rakamında yayınlanan araştırma uzun süreli yüksek anksiyete seviyelerinin felç tehlikesini çoğaldırdığını ortaya koydu. Araştırmaya dikkat sürükleyen Psikiyatrist Dr. Zuhal Doğruer Lüleci ise; “Rehabilitasyon edilmeyen kronik anksiyete uzun vadede kalp ve damar hastalıkları, felç, hafıza problemleri, bağışıklık sisteminin baskılanması, mide ülseri gibi hastalıklara, muhtelif bağırsak problemlerine, adale sızılarına yol açar. Anksiyete rehabilitasyon edilmediğinde bedenin hemen hemen her uzvunun hasar görmesine neden olur” dedi.

Bayanlarda 2 kat fazla görülüyor

Günümüzde anksiyetenin bayanlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Zuhal Doğruer Lüleci; “Bayanların, genel olarak ufak yaştan itibaren şiddete, travmalara, hormonal farklılıklara, hamilelik, doğum, kısırlık gibi zorlayıcı faktörlere daha fazla maruz kalmaları anksiyetenin bayanlarda daha fazla görünmesine neden oluyor.”

6 bin birey 22 sene izlendi

Pittsburgh Üniversitesi ve Harvard Ulus Sıhhati Mektebi işbirliğiyle reelleştirilen araştırmada daha evvel hiç felç geçirmemiş, yaşları 24 ile 70 arasında değişen 6000’i aşkın bireyle çalışıldı. Katılımcılar, anksiyete seviyelerini ölçen ölçeklerle 22 sene süresince izlendi. Araştırma neticeleri, yüksek anksiyete seviyesine sahip bireylerde felç olma ihtimalinin anksiyete seviyesi düşük olan şahıslara göre %33 daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Hekimler gün geçtikçe insanların sıkça dinlemeye başladığı anksiyeteyi, rahatsızlık ebadına varmış fobi, kaygı ve endişe hali olarak belirliyor. Titreme, kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi, karın sızısı, baş dönmesi, ağızda kuruluk gibi fiziksel bulguları olan anksiyete aynı zamanda vefat fobisi, naçarlık duygusu, unutkanlık, düşüncelilik gibi psikolojik bulgularla da ortaya çıkabiliyor. Ayrıca tavırsal olarak da tedirgin bir biçimde hareket hali, aralıksız bacakları sallamak, fobi veren vaziyetlerden sakınma olarak baş gösterebiliyor.

Sanıldığının aksine psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapmaz

Psikiyatrist Dr. Zuhal Doğruer Lüleci, irsiyetsel, biyolojik ve etrafsal sebeplerin yanında fazla içki ya da uyuşturucu madde kullanımı ve uyku kumpassızlığının ve bazı şahsiyet özelliklerinin anksiyeteyi tetiklediğine dikkat sürüklüyor. Dr. Doğruer Lüleci, “Çok stresli kent yaşamı, rekabetin yoğun olduğu mektep ve iş yaşamı, ekonomik krizler ve ekonomik bilinmezlikler, aile-akraba bağlarının zayıflaması neticeyi insanların yalnızlaşması, bayan erkek ilişkilerinin seri başlayıp seri sonlanması, insanların internet sayesinde her türlü hastalığı okuyup kendi kendilerine mümkün en makûs teşhisleri koymaları, kısacası; genel olarak insanların güvende oldukları hissinin eksilmesiyle çoğalan anksiyete, çağdaş zamanların en ehemmiyetli meselelerinden biridir” diyor.

Rehabilitasyonu muhtemel

Anksiyetenin rehabilitasyonunun muhtemel olduğunu ve bir psikiyatra müracaat etmenin ehemmiyetini vurgulayan Dr. Zuhal Doğruer Lüleci; “Hastalığı rehabilitasyon faktörün en iyi yolu psikoterapi ve ilaçların beraber uygulanmasıdır. Psikoterapi ile negatif ve hakikat dışı düşüncelerin yerine daha hakikatçi düşünme, sakınılan, kaçmak yerine korkulan vaziyetlerden yavaş yavaş yüzleşme, şahsın meselelerle baş etme yeteneğinin geliştirilmesi kastedilir. Böylece birey, hadiseler karşısında gereğinden fazla kaygı yaşamadan hakikatçi çözümler üretebilir. İlaçlar beyindeki serotonin ve adrenalin seviyeleri üzerine tesir ederek anksiyeteyi rehabilitasyon eder” derken, sanıldığının aksine kullanılan ilaçların bağımlılık yapmadığının da altını çizdi.

  

Yorum Yazın