Çocukları en çok yaralayan sporlar

Çocukları en çok yaralayan sporlar

Kız çocukları erkeklere oranla daha çok yaralanıyor.Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, çocukların en çok yaralandığı spor dalları hakkında bilgiler verdi.

Jimnastik yaralanmaları

Jimnastik sporu son yarıyılda aileler tarafından sık seçim edilen bir spor cinsidir ve çocuk sıhhati üzerine bir hayli pozitif katkısı vardır. Osteoporosis İnternational’da yayınlanan çalışmada 4-12 yaşlarında ki çocuklarda jimnastiğin el bileğinde ki kemik gelişimini desteklediği görülmüştür ancak Acta Ortopedica Brasileira’da yayınlanan çalışmada ise jimnastik yapan çocukların yüzde 65’inde el bileği yaralanması, yüzde 82’sinde el bileği sızısı tespit edilmiştir. Bu gidişatın nedeni olarak bağların zamanla elastikliğinin çoğalması ve stabilizasyon kaybı gösterilmiştir. 2016 Rio de Janeiro da yapılan Yaz Olimpiyatlarında bin 100 yaralanma oluşmuştur ve azami yüzdeye jimnastik sahiptir. Elastiklik ve stabilizasyon muntazam bir biçimde hakimiyet altına alınmazsa çocukluktan gelen yaralanmalar uzun vade de yinelenir.

En çok yaralanma futbol, hentbol ve güreşte

Çocuklarda yaralanmalara bakıldığı zaman genel olarak alt beden, üst bedene göre daha fazla faydalanmaktadır. Futbol, hentbol gibi sporları ele alacak olursak çocuklarda diz yaralanmalarına neden olduğu ortaya çıkmıştır. Bu cins sporlar temas kapsayan sporlar oldukları için yaralanma yüzdeleri oldukça fazladır. Mektep çağında ki sporcuları araştıran çalışmalarda, çocuklarda en çok ayak bileği yaralanması olduğu ortaya çıkmıştır. En çok yaralanma futbol, hentbol ve güreş gibi sporlarda ortaya çıkmıştır.

En az yaralanma dalış, tenis, su topu, yüzme ve golfte

Dalış, tenis, su topu, yüzme ve golf en düşük yaralanma oranlarına sahip sporlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu spor cinslerinin hemen hemen hepsi yumuşak stilde ki sporlardır ancak bedenin tek bir tarafına asimetrik odaklandıkları için uzun süreli problemlere yol açabilir. Ergenler üzerinde yapılan çalışmalarda yüzme sporunun gövde asimetrisi ve kifozu kamburluk çoğaldırdığı özellikle genç kızlarda bel sızısı ile ilişkisi tespit edilmiştir.

Peki çocuklar spor yapmasın mı

Yapılan spor cinsi ne olursa olsun beden için elastiklik, güç ve stabilizasyon parametreleri denge de olmalıdır. Özellikle gözden her zaman kaçan stabilizasyon egzersizleri idman programlarına netlikle ilave edilmelidir. “Sporun cinsine bağlı olarak şahsın gereksinimleri tanımlanmalı stabilizasyon egzersizlerinin her zaman üst sıralarda olduğu fertsel egzersiz programları hazırlanmalıdır.”

Demans hastalarının şifası seçenek tıpta

Demans hastalarının şifası seçenek tıpta

Demans bunama bazı şeyleri unutmayla başlayan ciddi bir rahatsızlıktır. Belleğin zamanla zayıflaması, bağlantı maharetinde düşüş, düşünme ve idrak hünerinin eksilmesi demansla beraber gelen semptomlardan kimileridir. Bir bireyde yalnızca bir demans çeşidi bulunmayabilir. Birden fazla demans görülüyorsa bireyde miks demans var denir. En öğrenileni ise Alzheimer’dır.

Creutzfeldt-jakob, AIDS gibi hastalıklar veya içki bağımlılığı gibi gidişatlar da aynı zamanda demansa neden olabilir. Bir Hayli insanda 65 yaş üstünde görülmeye başlanır ancak 65 yaş altı fertlerde de görülme sıklığı son zamanlarda çoğalmıştır. İngiltere’de Alzeimer’s Research UK tarafından yapılan araştırmalarda 65 yaş üstü 850 bin fertte görülürken, 65 yaş altı 40 bin fertte demans ortaya çıktı.

Peki demans teşhisi nasıl koyulur, nasıl rehabilitasyon edilir?

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, bu mevzuda ehemmiyetli bilgiler verdi.

Anksiyete, bunalım, vitamin beceriksizliği ve tiroid problemleri gibi rahatsızlıklarda alınan rehabilitasyonlara veya ilaçlara bağlı olarak unutkanlık başlayabilir. Bundan dolayı hasta öyküsü teşhiste çok ehemmiyetlidir.

Şayet unutkanlığınız ve hafıza kaybınız gün geçtikçe çoğalıyor ve gitgide makûsa gidiyorsanız kesinlikle bir uzmana danışmalısınız. Hafıza, mental gidişat, konuşma marifeti, karakter ve tutumlardaki metamorfozlar değerlendirilmelidir.

Demansın erken teşhisi; rehabilitasyon ve hastalığın ilerleyişi açısından çok ehemmiyetlidir. Semptomlar hafıza kaybı ve unutkanlıkla hudutlu değildir. Adları ve suratları unutma, eşyaların koyulduğu yerleri andıramama, kaybolma, doğru sözcükleri kullanamama, korkak ve rahat olmayan tutumlar, bağlantı problemleri, yürümede güçlük, birden fazla duyguyu aynı anda hayata gibi meseleler de demansla beraber karşımıza çıkar.

Ayçiçeği kuşkonmaz üzüm böğürtlen

Bir ekip ilaçlar demans için destekleyici olmaktadır. Hekiminizin hakimiyetinde kullandığınız ilaçlarla hastalığın seyri takip edilmelidir. Vitamin C ve vitamin E’nin demansın rehabilitasyonu ve hastalığı önlemede bereketli olduğu ispatlanmıştır. Ayçiçeği, kuşkonmaz, yeşil yapraklı nebatlar vitamin E güzergahından zenginken; narenciye, taneli meyveler üzüm, böğürtlen gibi ve bir hayli sebze de vitamin C güzergahından zengindir. Aynı zamanda etkin olmak da demansa karşı bir temkindir. Rastgele bir hobi edinmek, günlük olarak kumpaslı egzersiz yapmak, sosyal etkinliklere katılmak da beyni etkin yakalamada takviyeci olur.

Seçenek tıpta demansın dermanı nedir

Demansın bir öteki şifası da seçenek tıpta. Surat ve ayaktan yapılan bir uygulama olan refleks terapi benim Türkiye’ye getirdiğim bir usuldür. Refleks terapi ile beynin işlevlerini çoğaldırmaya müteveccih yapılan çalışmalar ile bireydeki işlev kayıplarına uygun rehabilitasyon programı tanımlanır. Düzenlenmesi istenilen işlevlerin kendilerine has çalışma ilkeleriyle beraber disiplinli bir rehabilitasyon süreci tasarlanır. Us yürütme, motor hünerler, yosunu, konuşma ve tasarılama hareketlerinden mesul frontal ve temporal loba yapılan çalışmalar ile işlev kayıpları önlenmeye veya eksiltilmeye çalışılır. Rehabilitasyon müddetince hastadaki ilerleyişin yavaşlaması veya durması beklenir. Uzun soluklu rehabilitasyonlarda ise kaybolan işlevlerin bir kısmının geri gelmesi de mevzubahisidir.

Sadece rehabilitasyon olarak düşünmeden gözetici bir usul olarak da refleks terapi uygulaması yaptırabilirsiniz. Unutmayın nitelikli bir hayat istiyorsak, işini öğrenen uzman şahıslardan dayanak almamız gerekmektedir. Sizler de kendiniz için harekete geçin.

Baş sızısına karşı natürel rehabilitasyon usulleri

Baş sızısına karşı natürel rehabilitasyon usulleri

Baş sızısı rehabilitasyonunda ilaçlar büyük yer kaplıyor. Migren gibi seneler süren kronik bir rahatsızlıkta uzun süreli ilaç kullanımı bedende özellikle karaciğerde ciddi yan tesirlere neden oluyor. Uzmanlar, bu surattan baş sızısı rehabilitasyonunda seçenek, özellikle de natürel yolların seçim edilmesi gerektiğini söylüyor.

Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, baş sızısı için manuel terapi ve refleks terapiyi öneriyor.

Rehabilitasyon şekli seçilirken baş sızısının tipi ve altta uyuyan sebebin göz önünde bulundurulmasını isteyen Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, manuel terapi ve refleks terapinin baş sızısı problemlerinde kullanımıyla alakalı bilgi verdi.

Baş sızısı çeşitleri ve sebepleri

Baş sızılarının rehabilitasyonunda sızının çeşidini ve tipini kavramak ehemmiyetlidir. Şahsiyeti tanımlanan sızının rehabilitasyonu daha basit olur. Muayenehane olarak 5 adet baş sızısı türü sınıflandırılmıştır.

Bunlar;

– Gerilim tipi baş sızısı

– Migren baş sızısı

– Sinüs baş sızısı

– Küme tipi baş sızısı

– Kronik günlük baş sızısıdır.

Gerilim tipi baş sızısı erişkinlerde en sık görülen baş sızısıdır. Toplam baş sızıların %78’ini oluşturuyor. Bant biçimindedir. Sızıyı sürükleyenler tarafından gerginlik, sıkışma hissi olarak belirlenir. Başın her iki yanında veya tek taraflı olabilir. Başlangıç yeri genellikle ense köküdür ve başın arttan öne doğru ilerler. Gerilim tipi baş sızısının en tipik sebebi boyun, omuz, çene ve kürek kemiği etrafındaki gerginliklerdir. Sızı stres, öfkelenme veya bitkinlikle çoğalır.

Migren tipi baş sızısı genellikle tek taraflıdır. Sızı hücumlar halinde kazanç. Bazen saatler bazen de haftalarca sürebilir. Migren tanısı konan bireylerin %94’ünde hücumlar görülür. Sızının tipi yoğun, zonklama biçimindedir. Bazı insanlarda gözde ışık parlamaları, ışığa hassasiyet de görülebilir. Dünya Sağlık Teşkilatı migreni hayat boyu mani özür teşkil eden hastalık grubuna dâhil etmiştir ve 19. sıradadır.

Gerilim tipi baş sızısına manuel migrene refleks terapi

Gerilim tipi baş sızısında sızının kaynağı baş ve boyun bölgesindeki gerginlikler, yaralanmalardır. Bu bölgelerden gelen sinyaller sızıya neden olmaktadır. Manuel terapi uygulamalarıyla boyundaki yaralanma bölgesine iyileşmeyi süratlendiren ihtarlar verilmektedir. Doku gerginlikleri eksiltilmekte ve eklem hareketindeki kısıtlanmalar mobilizasyonlarla giderilmektedir. Sızıya neden olan doku sinyalleri ortadan kalktığında baş sızısı da ortadan kalkar.

Migren tipi baş sızısının sebebi ise stres, anksiyete veya hormonaldir. İspanya’da geliştirilen refleks terapi usulü ise migren rehabilitasyonu için idealdir. Rehabilitasyon programı içinde bulunan hormonal ve asap sistemine ait noktalar uyarılır. Doğru ihtar ise sistemin çalışmasını dengeler. Migrene neden olan sistem bozukluğu balansa erişince sızı otomatik olarak ortadan kalkar.

Sayılarla baş sızısı

– Dünya popülasyonunun %90’ı yaşamlarının bir yarıyılında baş sızısından davacı.

– Hücumlar halinde gelen baş sızıların oranı %75.

– İnsanların %50’si ciddi derecede baş sızısı sürüklüyor.

– İnsanların %12’sinde migren tanısı var ve %4’ü günlük hayatta rutin olarak baş sızısı sürüklüyor. Bunlar yalnızca kayıtlara geçen sayılardır.

Boyun sızısı sürükleyenler için en faal rehabilitasyon

Boyun sızısı sürükleyenler için en faal rehabilitasyon

Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa’nın verdiği iyi habere göre, boyun sızılarının çoğu mekanik boyun sızısı.

Başka Bir Deyişle altında ciddi bir rahatsızlık yoktur. Mesele, boyundaki adale ve eklemlerdeki problemlerden kaynaklanıyor.

En faal rehabilitasyon manuel terapi ve egzersiz

Boyun sızısının rehabilitasyonu hakkında yapılan son araştırmalar ise en faal rehabilitasyonun ilaçsız, manuel terapi olduğunu ortaya koyuyor. 2013 senesinde yapılan ve The Journal of Orthopaedic & Sports Physical Therapy JOSPT Ortopedik ve Spor Fizik Rehabilitasyon Mecmuası’nde yayınlanan bir çalışmaya göre, mekanik boyun sızısında en tesirli ve en süratli çözümün manuel terapi ve egzersiz ikilisinin olduğu bulundu.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa’nın verdiği bilgiye göre, boyun sızısı olan 64 bireyin katıldığı çalışmada bireyler 2 gruba parçaladı. 1 haftalık rehabilitasyonun ardından manuel terapi ve egzersiz gurubunda yer alanların sızıları %75 eksildi. %70’inde ise günlük hayat etkinliklerinde aşikar iyileşme olduğu kaydolundu.

Yapılan bir başka çalışmada ise boyun sızısında manuel terapi ile basmakalıp fizik rehabilitasyonun uzun yarıyıl neticeleri karşılaştırıldı. 52 haftalık takip neticesinde manuel terapinin basmakalıp fizik rehabilitasyona göre 3’te 1 oranında daha az maliyetli ve daha tesirli olduğu ispatlandı.

Boyun sızılarının sebepleri

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, boyun sızılarının nedenleri ve alınması gereken tedbirler mevzusunda şu ehemmiyetli bilgileri verdi:

“Bir Hayli hastalığın altında uyuyan stres boyun sızılarının oluşmasında da ilk sırada yer alıyor. Yoğun stres altında çalışan bireyler, hamileler, büro çalışanları, hareketsiz bir hayata sahip bireyler ise boyun sızılarından en çok şikayet eden gruplar.

Doğru oturun

Şayet hareketsiz veya uzun müddet oturarak çalışıyorsanız muntazam bir oturuş boyun sızılarını yasaklamanın en ehemmiyetli etmenidir. Zira yanlış oturma pozisyonu belinizin geriye doğru, boynunuzun ise öne doğru gitmesine neden olur. Bu da boyun ve ense bölgesine fazla yük binmesine, adalelerin banalden daha fazla yüklenmesine yol açar. Saatlerce fazla yük altında kalan adaleler bir müddet sonra başınızı taşıyamaz hale kazanç ve boynunuzun ağrıması kaçınılmaz olur.

Sızı kesicilerle geçiştirmeyin

Boyun problemlerinde sızı, yakalanma ve boyun hareketlerinin eksilmesi en tipik şikayetlerdir. Bireyler ilk evvel ense kökünde ya da başın artta sızı sezer. Bazen birliktesi baş sızıları da görülebilir. Bir kaç sızı kesici ile geçiştirilen bu sızılar zamanla çoğalır ve boyun hareketlerini kısıtlar. Boynun arttan gelen sürükleme hissi, omuz başlarında sezilen sertlik veya gergin bantlar ise sabahları bitkin ve sızılı kalkmanın en büyük mesulüdür.

Ellerdeki ve kollardaki anlaşmalar ise bir çoğumuz için gece uykularının en büyük düşmanıdır. Uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilen bu sızılar boyun bölgesindeki gergin dokuların asaplara baskı yapması neticeyi ile oluşur. Asap sıkışmaları ilerleyen yarıyıllarda efor kaybı, asap zararı gibi ciddi problemlere yol açabilir.

Birkaç güne geçer demeyin

Birkaç güne, birkaç haftaya geçer denilerek pek fazla umursanmayan boyun sızıları hakikatinde birer ihtardır. Uzun süreli boyun sızısı sürükleyen, sık boyun yakalanması yaşayan bireyler geleceğin boyun düzleşmesi veya boyun fıtığı adaylarıdır. Sızıya ilk neden olan fazla yüklenme uzun müddet devam ettiğinde omurgada geri dönüşsüz zararlara neden olabilir. Alana gelen bu zarar yalnızca boyunda değil, sırt, bel hatta kalça bölgesine kadar dağılır ve çok daha karışık çok daha ciddi problemlerin oluşmasına yol açar.

Daha ileriki yaralanmaları önlemek, iş eforu kaybını önlemek ve en ehemmiyetlisi günlük yaşamdaki hayat niteliğini düşürmemek için boyun sızıları sezildiği ilk yarıyılda rehabilitasyon edilmelidir. Erken teşhisle boynunuz dolayısıyla yaşamınız kurtulabilir.”

Refleks terapi ile diyabet rehabilitasyonu

Refleks terapi ile diyabet rehabilitasyonu

Refleks Terapi üzerine çalışmalarıyla tanınan Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, Refleks Terapi’nin diyabete derman olduğuna söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, Refleks Terapi ile diyabetin rehabilitasyonu hakkında şu bilgileri verdi:

“Refleks Terapi; surat, eller ve ayaklardan beyinle iletişimli asap noktalarının elle uyarılmasıyla beden üzerinde bir dizi tepkin oluşturan el ile uygulanan bir usuldür. Beynin yine yapılanmasını sağlayıp, merkezi asap sistemini uyardığı gibi Surat Refleks Terapi usulü hormonlarımızın işleyişine takviyeci olmak için şahane bir usuldür. İster noksan insülin yapımı suratından olsun ister hücreler insüline mukavemetli hale geldiği için olsun Surat Refleks Terapisi ile hormonların yapımını dengeleyerek bedenimizin hormonlara tepkilerinde dolaysız tesire sahiptir. Aynı zamanda doğru noktaları ve bölgeleri uyararak, kandaki glikoz seviyelerini dengelemeye de takviyeci olur. Bu biçimde daha balanslı bir kan glikozuna katkıda bulunarak bedenin insüline yeterince tepki verecek biçimde yine eğitilmesi sağlanır.

Bedendeki kan akışını artırır

Refleks terapi yalnızca hormonlarınızı dengelemekle kalmaz. Aynı zamanda Refleks Terapi ile hem bedendeki enerji akışınız hem de kan dolaşımı çoğalır. Bedende denge sağlayan bir rehabilitasyon usulü olduğu için bedene sıhhatli bir işleyiş için yol gösterici bir rolü vardır. Netice olarak, Surat Refleks Terapi ile bedende genel bir hafifleme ve serinkanlılık sağlanır.”

Soğuk hava sızıyı tetikler mi

Soğuk hava sızıyı tetikler mi

Eklemleriniz ağrımaya başladıysa bu vaziyet havanın daha da makûslaşacağının işareti olarak açıklanır. Eklemlerimiz gerçekten havadaki farklılıkları hipotez edebilir mi yoksa tüm bunlar kent efsanesi mi?

The Journal Pain’de yayımlanan kronik sızı ile havanın irtibatını araştıran bir çalışmada hava sıcaklıkları farklı olan 3 kent karşılaştırıldı. Yapılan görüşmelerde bireylerin 3’te 2’si sızılarının hava metamorfozundan etkilediğini belirtti. Bir Hayli birey de sızıdaki çoğalışla beraber havadaki başkalaşımları hipotez ettiklerini belirtti. Değişik bir deyişle sızı çoğalırsa yağmur geliyor demektir.

Peki, hava sızıyı nasıl artırır?

Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, eklemlerle hava gidişatı arasında bir hayli kuram üretilen bu mevzuda yapılan son araştırma hakkında bilgi verdi…

Hava metamorfozuyla sızı arasındaki iletişim

Bilim etrafları hava metamorfozu ile sızılar arasında bir iletişim olduğuyla alakalı ortak bir görüşe sahip değildir.

En ehemmiyetli kuramlardan biri hava tazyikindeki farklılıklardır. Bir Hayli insan hava sıcaklığının düşmesi ve yağmurlu havalarda sızılarının daha makûs olduğunu söylemesine karşın araştırmalar bunun soğuk, esinti ve karla alakalı olmadığının belirtiyor. Gerçek neden barometrik tazyik farklılığıdır. Barometrik tazyik de bizi çevreleyen atmosferin ağırlığıdır.

Eklemlerimizin çevresindeki dokuları elastik ve biçim değiştirebilir bir balon olarak düşünecek olursak yüksek barometrik tazyikin bedenimize dışardan uyguladığı itme dokuların biçim değiştirmesine neden olmaktadır. Havanın makûs olduğu vaziyetlerde barometrik tazyik düşer. Bu düşük tazyik dokuların genişlemesine ve eklemlerdeki tazyikin çoğalmasına neden olmaktadır. Mikroskobik ve neredeyse fark edilemez olan bu vakayı bedenimiz algılar.

Doğa Ötesi değil fiziksel

Bazı etraflar bunun doğa ötesi olduğunu öne sürseler de gerçeğinde bu hadise netlikle fizikseldir. Atmosfer tazyikindeki farklılıkların tesirleri uçak yolculuğu yapan şahıslarda hatta astronotlarda da gözlemlenmektedir.

Yüksek irtifada barometrik tazyik daha azdır. Tazyik eksildiğinde bedenimiz genişler. Uçakta kabinleri tazyik metamorfozlarından dolayı ayaklarımız uçak yolculuklarında şişer.

Sızıyı eksiltmek için yapabilecekleriniz

Özellikle artriti kireçlenme olan şahıslarda hava başkalaşımları sırasında sızı kesici kullanmak bulguların eksilmesine dayanakçı olur.

Ilık tutun: Oda sıcaklığında bulunmak ya da bulunduğunuz yeri evvelden ısıtmak sızının çoğalmasına mani olur. Ancak ekleme dolaysız olarak sıcak uygulama yapılmaz.

Bolca hareket edin: Havalar soğuk olduğunda dışarı çıktığınızda egzersiz yapmak eklemlerinizdeki katılığın eksilmesini sağlar.

Modunuzu yüksek tutun: Kronik sızısı olan bir hayli insan gergin, asaplı ve depresiftir. Beynimiz aynı anda bir hayli duyguyu idrak edebilir. Bu surattan uykunuzu tertip etmek, kafanızı boşaltmak, egzersiz yapmak modunuzu yükseltmeye dayanakçı olur.

Unutmayın; hava başkalaşımına bağlı sızılar uzun süreli değildir. Ehemmiyetli olan bu süreci rahat atlatmaya çalışmaktır.

Adet kumpassızlığına karşı: Refleks Terapi

Adet kumpassızlığına karşı: Refleks Terapi

Adet kumpassızlığı çoğu kadının kâbusu. Adet kumpassızlığını yok etmek veya kumpasa koymak açısından bir hayli değişik uygulamalar var. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, adet kumpassızlığına karşı Refleks Terapi’yi öneriyor.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, medikal rehabilitasyonlar haricinde adet kumpassızlığıyla başetme usulü hakkında şu bilgileri verdi:

Yedi esas harita üzerinde uygulama

Refleks terapi doğuya orijinal boylam kuramı, akapunktur noktaları, güney Amerika surat haritaları ve muayenehane nörolojiyi de kapsayan bir hayli sistemin kombine edilerek kullanıldığı rehabilitasyon edici bir usuldür. Refleks terapi ile yedi esas harita üzerinde uygulama yapılır. Bölgeler, boylamlar ve asap sonlamaları süresince spesifik noktalara yapılan tazyikler asap sistemini uyarır. Yüzdeki refleks bölgeleri uyarılarak, bedenin organik fizyolojisi, dolaşım sistemi, lenfatik sistemde denge vaziyeti sağlanır.

Surat ve ayaktan alınan değişik sinyaller erken yarıyılda tespit edilerek, hangi sistemden kaynaklı işlev bozukluğu olduğu tespit edilir. İşlev bozukluğu yaratan sistem bulunduktan sonra rehabilitasyon sürecine geçilir. Zorunlu haritalar üzerinden elle surattan ve ayaktan yapılan uygulama ile alakalı sistemin hormon salınımı tertip edilerek adet döngüsü başka bir deyişle menstrüasyon siklusu hakimiyet altına alınır.

Refleks terapi kumpaslı yapıldığı takdirde de gözetici bir rehabilitasyondur. Hem de gevşetici tesiri vardır.

Boyun sızılarına çözüm: Manuel Terapi

Boyun sızılarına çözüm: Manuel Terapi

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, boyun sızısının teşhisi, rehabilitasyonu ve yapılan bilimsel araştırmalar hakkında şu bilgileri verdi:

“Boyun sızısı ve tutukluk özellikle orta yaş ve masa başı çalışanlarda oldukça yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Popülasyonun yüzde 10 ile yüzde 15’ini etkileyen boyun sızıları her ne kadar yaşamı tehdit eden bir vaziyet değilse de çok ciddi sızı, işlev ve çalışan şahıslarda iş eforu kaybına yol açıyor”

Stres boyun sızısına neden oluyor

Bir çok hastalığın altında uyuyan stres boyun sızılarının oluşmasında da ilk sırada yer alıyor. Yoğun stres altında çalışan şahıslar, hamileler, büro çalışanları, hareketsiz bir hayata sahip şahıslar ise boyun sızılarından en çok şikâyet eden gruplar arasında.

Boyun sızısının oluşmasının altında ciddi bir rahatsızlık olmayabilir

Şöyle bir asıl var ki her boyun sızısı boyun fıtığı ile ilişkili olmayabilir. Boyun sızılarının çoğu mekanik kaynaklıdır başka bir deyişle altında ciddi bir rahatsızlık yoktur. Mesele, boyundaki adaleler ve eklemlerdeki problemlerdir. Özellikle yanlış oturma pozisyonu belinizin geriye doğru, boynunuzun ise öne doğru gitmesine neden olur. Bu da boyun ve ense bölgesine fazla yük binmesine, adalelerin sıradandan daha fazla yüklenmesine yol açar. Saatlerce fazla yük altında kalan adaleler bir müddet sonra başınızı taşıyamaz hale kazanç ve boynunuzun ağrıması kaçınılmaz olur.

Manuel Terapi boyun sızılarını %75 eksiltiyor

Bu yaygın rahatsızlığa karşı çok muhtelif rehabilitasyon usulleri uygulanıyor. Ancak bu rehabilitasyonların aktifliği ve maliyeti mevzusundaki araştırma rakamı ise çok az. The British Medical Journal’da manuel rehabilitasyon, normal fizik rehabilitasyon ve öbür rehabilitasyon usullerinin maliyetlerinin karşılaştırıldığı çalışmada; boyun sızısı olan 183 şahsın ilaç, tetkik gibi dolaysız giderler ve iş eforu kaybından doğan indirekt giderler hesaplandı. Araştırma kapsamında hastalara fizyoterapistler tarafından omurga mobilizasyonu, manipülasyon ve egzersiz rehabilitasyonunu kapsayan Manuel Terapi uygulandı. Sıcaklık uygulamaları ve konutta yapılması için egzersizler verildi. İki hafta sonra tekerrür hakimiyete çağırıldı. 26 hafta sonra manuel rehabilitasyon grubunda öbür gruplara göre ehemmiyetli oranda iyileşme sağlandı. Misalin, yedinci haftada manuel rehabilitasyon grubunda sızının eksilmesi yüzde 68, normal fizik rehabilitasyonda yüzde 51, ilaç rehabilitasyonunda ise yüzde 36 olarak reelleşti.

Çalışmanın sonunda manuel rehabilitasyon grubunda maliyetin öbür gruplara göre 3’te 1 oranında daha az olduğu kollandı. Maliyetteki en büyük etmen ise iş eforu kaybı. Manuel rehabilitasyon grubundaki herkes rehabilitasyon vaktince işe devam etti ve başka rehabilitasyon usulleri aramadı. Normal fizik rehabilitasyon grubunda ve öbür rehabilitasyon grubundakiler ise rehabilitasyon vaktince başka rehabilitasyon usulleri aradı. Hatta bir hayliyi manuel rehabilitasyon aldı.

Manuel Terapi en etkii ve süratli çözüm

2013 senesinde yapılan ve The Journal of Orthopaedic & Sports Physical Therapy JOSPT Ortopedik ve Spor Fizik Rehabilitasyon Mecmuası’nde yayınlanan başka bir çalışmaya göre ise, mekanik boyun sızısında en tesirli ve en süratli çözümün manuel terapi ve egzersiz ikilisinin olduğu bulundu. Boyun sızısı olan 64 şahsın katıldığı çalışmada şahıslar iki gruba parçaladı. Bir haftalık rehabilitasyonun ardından manuel terapi ve egzersiz gurubunda yer alanların sızıları yüzde 75 eksildi. Yüzde 70’inde ise günlük hayat etkinliklerinde besbelli iyileşme olduğu kaydolundu.

”Geçer” deyip ilgisizlik etmeyin

‘Birkaç güne geçer’ denilerek pek fazla umursanmayan boyun sızıları reelinde birer ihtar kalitesindedir. Uzun süreli boyun sızısı sürükleyen, sık boyun yakalanması yaşayan şahıslar geleceğin boyun düzleşmesi veya boyun fıtığı adaylarıdır. Sızıya ilk neden olan fazla yüklenme uzun müddet devam ettiğinde omurgada geri dönüşü olmayan zararlara neden olabilir. Alana gelen bu zarar yalnızca boyunda değil, sırt, bel hatta kalça bölgesine kadar dağılır ve çok daha ciddi problemlerin oluşmasına yol açabilir. Bu sebeple boynunuza uzman ellerden manuel bir değişi çok görmeyin.

Çocuklarda beyin felcine karşı refleksoloji

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Çocuklarda beyin felcine karşı refleksoloji

SP’li çocuklarda görülen çoğalmış adale kasılmalarının spastisite fiziksel olarak çocukları etkileyen en ehemmiyetli parametre olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, spastisiteyi eksiltmek için yapılan enjeksiyon uygulamaları, cerrahiler, fizik rehabilitasyon uygulamaları ve egzersizlerin spastisiteyi eksiltse de bütün olarak ortadan kaldırmaya dayanakçı olmadığına dikkati sürüklüyor. Son senelerde popüler olarak kullanılmaya başlanan bitirici tıp usullerinin SP rehabilitasyonunda dayanakçı olarak kullanıldığını söyleyen Gamze Şenbursa, refleksolojinin uygulama usulleri hakkında şu bilgileri verdi:

Refleksoloji sonrası çocuktaki büyümeler

SP’li çocuklarda emin bir biçimde uygulanan surat, el ve ayak refleksolojisi semptomların şiddetini eksiltmede tesirli bir usuldür. 2018 senesinde Complementary Terapies in Clinical Practice’de yayımlanan çalışma, uzun süreli refleksoloji uygulamasının SP’li çocuklarda özgüvende çoğalış, yürüyüşte iyileşme, spastisitede eksilme ve refleksoloji sonrası irtibat, konuşma ve algıda çoğalış olduğunu göstermiştir. 2017 senesinde Applied Nursing Research’de yayımlanan çalışmaya göre, refleksoloji uygulaması sonrası çocukların başka birine olan bağımlılığı eksilmiştir. 2018 senesinde Pediatrics and Neonatology’de yayımlanan çalışmada refleksoloji uygulamasının kabızlığı eksilttiği görülmüştür. Özellikle SP’li çocuklarda görülen ve bazen çözümünün bulunamadığı kabızlık problemlerinde çok tesirli bir usuldür.

Ailelere öğretiliyor

Bitirici tıp uygulamaları her zaman medikal rehabilitasyon ve rehabilitasyon sürecine dayanakçı uygulamalardır. Tek başına uygulandıklarında tesirleri olsa dahi özellikle rehabilitasyon sürecine ek olarak uygulandığında fiziksel ve mental açıdan hoş neticeler alınmaktadır. Ancak kısa süreli bir rehabilitasyon değildir o surattan rehabilitasyon sürecine ek olarak ailelere öğretilecek aile eğitim programı ile aileler de rehabilitasyon sürecinin bir parçası haline getirilebilmektedir.

Suistimale sarih bir mevzu

Refleksoloji ülkemizde oldukça gündemdedir fakat bu mevzu suistimale sarihtir. İki günlük eğitimlerle rehabilitasyon yapacağını iddia eden şahıslara haysiyet etmemek gerekir. SP’li bir çocuğu rehabilitasyon etmek için ayrıntılı bir refleksoloji eğitimi almak ve makro haritaların dışında mikro haritalara da çalışmak lüzumludur. Süreci takip edecek bireyin bu mevzuda yeterli eğitimi almış olduğundan emin olmak ehemmiyetlidir. Aksi takdirde parasal ve manevi kayıplar yaşayabilirsiniz. Serebral Palsi’nin görülme sıklığı dünya üzerinde her bin canlı doğumda 2.1 olarak tespit edilmiştir.

Boyun düzleşmesinin nedenleri ve rehabilitasyonu

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Boyun düzleşmesinin nedenleri ve rehabilitasyonu

Hareketsiz hayat boyun düzleşmesine neden olan en ehemmiyetli etmenlerin başında geliyor. Başımızın ağırlığını sanki bir amortisör gibi taşıyan boynumuzun düzleşmesi, geri dönüşü olmayan kalıcı rahatsızlıklara neden olabilir.

Okan Üniversitesi Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, boyun düzleşmesine neden olan etmenler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında ehemmiyetli bilgiler verdi.

Boyun düzleşmesinin nedenleri

Boyundaki çarpığı etkileyen bir hayli etken vardır. Bir Hayli olayda neden, irsiyetseldir. Travma, yaralanma, boynu etkileyen stres ve zorlanmadan da kaynaklanabilir. Bir Hayli vaziyette ise bedendeki postürün duruşun bozulması sebebi ile olur. Kemik kitlesinde kayba ve kemikte incelmeye neden olan osteoporoz kemik erimesi da boyun düzleşmesinin bir sebebidir. Aynı biçimde obezitenin de boyundaki düzleşmeyi etkilediği öğrenilmektedir. Obezite bedendeki balansı tesirler ve ağırlık merkezinin yer değiştirmesine neden olur böylece muntazam postürün devam ettirilmesini maniler.

Nasıl rehabilitasyon edilir

Boyun düzleşmesinde kullanılabilecek bir hayli rehabilitasyon alternatifi vardır. Problem ne kadar erken fark edilirse, daha az yan tesir ile daha fazla rehabilitasyon uygulanma talihi olur. Boyun düzleşmesi tam bedenin fiziksel tetkiki, X-ray veya MR dayanağı ile teşhis edilir.

Boyun düzleşmesi olanlar muntazam postürü yine kazanmak için bir fizyoterapiste görünmelidirler. Rehabilitasyon ile omurga kuvvetlendirilir. Boynu statiklemek için yatarken yastıkla desteklenmesi ve şayet gereksinimi varsa ortez dışarıdan destekleyen bir aygıt gibi muhtelif tekliflerde bulunulur.

Bazı hastalarda cerrahi lüzumlu olabilir. Cerrahide omurga değişmezlenerek anormal çarpıklığa neden olan omurların yerlerinden kayması önlenmiş olur. Cerrahi genellikle müracaat etilen en son rehabilitasyon usulüdür. Cerrahiden sonra şahıs kalıcı olarak hayat stilini değiştirmek zorunda kalabilir. Boynu statiklemek omurganın elastikliğini ve elastikiyetini eksilteceğinden baş hareketlerinin eksilmesine neden olabilir, aynı zamanda şahısları yaralanmalara sarih hale getirir.

Omurgamızdaki çarpıklara neden gereksinim dinleriz

Boyundaki düzleşme şokların emilmesini eksiltir. Bu da omurlar arasındaki disklere ekstra yük binmesine ve daha acele hasar görmesine neden olur. Zamanla boyundaki omurların hasar görmesine hatta kırılmasına kadar ilerleyebilir. Bu vaziyetin tıp dilindeki ismi Dejeneratif Eklem Hastalığı ya da osteoartrittir. Osteoartrit kireçlenme ilerleyici bir gidişattır. Katılık, çınlama veya tembelliğe neden olarak oldukça sızılı olabilir. Bazı bireyler ise hiç bulgu göstermezler, ta ki problem ciddi ebatlara erişene dek. Erken teşhis sızıyla baş etmede ve özellikle cerrahiyi önlemede oldukça kritik bir rol oynuyor.

Boyundaki çarpıklığın kaybı omurga ve beyne oksijen, yiyecek götüren şah damarı üzerindeki baskıyı artırır. Bu da baş dönmesi, baş sızısı, bulantı, bitkinlik, kulak çınlaması, sızı, gerginlik, uykusuzluk, yüksek kan tazyiki ve kafa karmaşıklığı gibi problemlere neden olabilir.

Çarpıklığın eksilmesi omurga dizilimini etkileyerek, sizin daha fazla sızı sürüklemenize neden olur. Rahatsızlık hissi aşırılaşır ve fizik rehabilitasyona daha sık gereksinim dinlersiniz. Şayet boyun düzleşmeniz varsa erken rehabilitasyon için kesinlikle omurga ve manuel terapi alanında uzman bir fizyoterapiste müracaat etin.

Page 1 of 21 2